12 Kasım 2009 Perşembe

GDO'SÜZ ÜRÜNLERİMİZ

Son günlerin gündemdeki meyvesi TRABZON hurması;Tabii resmini gördüğünüz  hurma benim köydeki bahçemden,yaklaşık 400gr. ma kadar büyüyebiliyorlar.

Bizim hurmalar öyle kaşıkla filan yennen cinsten değiller,elma gibi soyup yeneni;Ayrıcada içerisi adeta çikulata gibi olmalıdır,kendine has bir tadıda var diğerlerine göre rahatlıokla öne çıkan bir tür.

Başlıkta GDO'süz açılımına gelince ;Bizim meyvelerimizin tamamı organik olarak kendimiz fidanını yetiştirip doğaya bıraktığımız ,sadece kendi ihtiyacımız için ürettiğimizden hiç bir soru işareti olmaksizin meyvelerini tüketebiliyoruz.İçerisindede mutlaka çekirdekleri olmalıdır,çekirdek olmayanlar bana sorarsanız???????

bir diğer belirtiside uç kısmından karamaya başlar buda meyvenin olgunlaştığını gösterir.

bunlarda tam olgunlaşmış hurmalar.

Eğer hurma dikmeye meraklı olacak arkadaşlarımıza bir önerimiz olsun;mutlaka içerisi (halk arasındaki söylemiyle)çikulatalı olan hurma fidanlarını tercih ediniz ve çekirdekli olsun,çekirdeksiz olanlarada itibar etmeyelim.

Trabzon hurmasının çekirdekleri bu şekilde oluyor,bu çekirdekleri dikerseniz yine hurma oluyor fakat biraz incemsi meyve veriyor,biz genellikle aşı yapıyoruz.

Mevsim olarak çay çiçekleri bir aydan beri açmakta arıların polen olarak çokça faydalandığını söyleyebiliriz,aslında çay çiçeklerinde bol miktarda nektarda içermekte ancak karıncaların çok yoğun bir ilgisi olunca arılar yeterince nektarlarından yararlalanamamakta .

Mandalinalar'da havaların güzel oluşuyla beraber hızla olgunlaşmakta.

2009 Kivi sezonu açıldı bizde ürettiğimiz kivilerin hasadına bugün itibarıyla başladık,bu yıl kivi verim ve kalitesi üst düzeyde.

Üretimini yaptığım kiviler.

Ve günün finali;son günlerde hamsi çok harika çıkmaya devam ediyor karadeniz'den,mübarek mangaldada bir başka oluyor.

09 Kasım 2009 Pazartesi

ACI KAYBIMIZ

Rize/Pazarlı emekli öğretmen,saygıdeğer dostum SEZAİ ACAR hocamız  7kasım 2009 günü vefat etmiştir.Cenazesi 8kasim öğle namazından sonra Pazar sahil camii'de kılınan namazdan sonra aile mezarlığına defnedildi.

 Merhum sezai amcaya ALLAH'tan rahmet,ailesine ve tüm sevenlerine allahtan sabırlar dilerim.

 sezai hocamla yaklaşık 15 senedir hemşin ve erzurum yaylasında yanımıza arılarını getirmek süretiyle beraber arıcılık  yapmaktaydık,rahmetliyle çok samimi ortamlarımız olmuştur,çok şakacı ve bir o kadarda hoşmuhabbet bir amcamızdı.Yaklaşık birbuçuk senede üç arıcı büyüğümüzü kaybettik,taktir'ilahi ne derse o olur diyoruz ,ALLAH rahmet etsin hocam bilmiyorum yerin nasıl dolacak.

29 Ekim 2009 Perşembe

DEVŞİRME YOLUYLA YAPTIĞIMIZ SÜNNİ OĞULLAR VE NEKTAR KAYNAKLARI

Bu sene arıcılık verim yönünden vasat olsada,Erzurum dönüşü eylül başı arılarımız inanılmaz güçlüydüler15 çerçeveden az olan arımız yoktu desek yeridir.Hal böyle olunca verimsiz geçen sezonun verimliliğini artırmak için devşirme üsülü sünni oğul elde ettik 15 adet nasıl olsa martta arı satmak çok kolay o zaman bahar masraflarıda çıkar,çocukların okul masraflarınadakatkı olur. Resmini gördüğünüz bu bölmelerden biri ,tabii bu arada boş kovanlarımızda kalmadığı anda bu resimdeki ballığın geçici olarak kovana dönüştümüş hali.Resimde ayrıca polen akışının ve arıların getirdiği polenlerin büyüklüğü dikkat çekici.::))

Nasılmı 45 arıdan geriside hiç eksilmeden 15 adet tabanca gibi yeni koloni oluşturduk?
Şöyleki;Her koloniden ikişer çıta arı alındı ,tabii 3 arıdan ikişer çıta alp bir adet arı oluşturuldu.Güçlü arıdan iki çıta arı alsanız hiç gücünden bir şey kaybetmiyor,6 çita devşirme koloniyi hepsinin yabancı olduğu bir kovana alıyoruz o zaman birbirine takılmıyorlar,tabii her ihtimale karşı parfümde uygulanıyor,ve son olarakda yeni döllenmiş ana arıyı koyup bu şekilde işi tamamladık.Havalarında çok olumlu olması arıların iki sefer yavrulamasını getirdi ,koloniler gelecek yılın elit kolonileri olacağına inanıyoruz.
Arkalarını karadenize vermiş olan sünni arılarımıız.
Ben böldüklerimi köyden alıp sahildeki liman köy mevkiindeki bu yere koydum.Burası bu mevsimde yeni dünya çiçekleriyle dolu etrafta arı hiç yok,tabii arılarda nektar ve polen sıkıntısı yaşamıyor.
Yeni dünya ağaçları 10 gün önce açmaya başladı yaklaşık 20 gün daha çiçek olacak gibi.
Belkide bu ağaçlar hiç vermediği kadar kaliteli meyve verecektir,arıların önemini görecez döllenme açısından,nasip olursa meyvelerinide paylaşırız.
Çiçek her zaman çiçek gibidir.
Gül ise her zaman öne çıkmakta.

23 Ekim 2009 Cuma

YÜKSEKLERDEKİ KARAKOVANLAR VE SARMAŞIK ÇİÇEKLERİ

Karakovan arıcılığı RİZE'de sanırım kitabı yazılacak kadar bir tarihçeye sahiptir.Yüzyıllardır geleneksel olarak kuşaktan kuşağa aktarılarak gelmiştir.Resimde görüldüğü gibi karakovanlar boş olarak gürgen ve çam ağaçlarının yüksek genelde ikibölümün arasına çekilip,düzenek sağlanıp içerisine oğul gelmesi beklenir,yöremizde oğul çok kıymetlidir,kovanına bir oğul geldiğini gören arıcılarımız bir şarjör dolusu mermiyi çoşkuyla havaya atmakta olanlar var olduğu bilinmekte.aslında karakovan arıcılığı yöremizde tamamen amtör bir spor branşı olarakta söylenebilir,atmacacılık gibi.çok büyük bir tutku.

 Resmi tıklarsanız orjinal bir karakovan göreceksiniz.Bu kovanlar genelde ıhlamur ağacından içerisi çıkarılarak yapılır,çapları ise 35cm. ile 150cm. arasında değişmekte,iyi bir boş karakovanın fiyatı 400tl.ye kadar etmekte.Bunlar tam orjinal karakovan,çakma karakovana benzemez.
Bu güzelim hastalık karakovan arıcılığı bu günlerde büyük bir darbe yemiş durumda ,maalesef bu günlerde bu kültür yok olma tehlikesiyle karşı karşıya gelmiş durumda.Tabii çok zor olduğuda bir gerçek iyi bir tırmanıcı olmazsanız yani kocaman ağaçlara çıkamıyorsanız bu işi yapamazssınız.
Burada nasip olursa bize gelecek sene nimet sunacak komar çiçek goncası
Bu mevsimde sarmaşıklarla arılar adeta sarmaş dolaş,arılarımıza iyi nektar ve polen kaynağı olmaktalar.
Bu araya bir güzel paylaşım olsun,AYDER yoresinde iki gün önce görüntüledim.
Bu günlerde sahilden yaylalara kadar heryerde bol miktarda sarmaşık çiçekli bir şekilde mevcüt.

14 Ekim 2009 Çarşamba

''ANADOLU İNSANI''

27eylül'de iki kızımın eğitimleri için Ankara'ya gitmiştik ( GAZİ ÜNİVERSİTESİ GÖLBAŞI TİCARET VE TTURİZM EĞİTİM FAKÜLTESİ )üç gün kadar çocuklarla beraber kalıp eşim ben ve oğlum ziyayla beraber Ankara samsun yoluyla memlekete dönüş yolundaydık:Yol boyunca arabamızın bagajı aldığınca ilgimizi çeken tarim ürünlerini almaya çalıştık.tahminen samsuna doğru çoruma 40 km kala yol kenarında taze mısır kasaları görünce hanım alalım dedi ,bizde emre itaat ederek ani bir frenle durduk.Ama kimse yoktu sesli bir şekilde bağırdık "kimse yokmu"tam ümidi kesmiştik'ki alttan bir delikanlı "abi buyrun semaverde çayı şimdi açtık"ne dediysek dinletemedik çok israr edince n'palım mecburen tarlaya küçük bir bayırdan inip bu bize tarlasını ve gönlünü açan delikanlıylatanıştık sanki akrabaydık.bir anda dedesi ,kardeşi ve kızkardeşiyle beraber mısır hasadı yaparken bizi samimi bir şekilde ağırladılar,bu işte benim ilgimi çeken ben son zamanlarda doğu ve içanadoluyu boydan boya gezdim ,doğuda bu kadar sıcak alaka görmedik onlar sana nasıl kazık atarımın peşindeler,oysa anadolum insanı bambaşka bir insan,YASİN UZAN kardeşimle şimdi telefonlada görüşüyoruz,samimi sıcak bir dosluk oluştu ben insana değer verdiğim için insandanda anlarım,teşekkürler yasin kardeş.

81yaşındaki dede çocuklarla her türlü tarla işlerinde çalışmaya devam ettiğini ve sihhatınında çok iyi olduğunu söyleyince,insan "çalışan demir pas tutmaz"atasözünün ne kadar yerinde bir örnek oluşturduğunu daha iyi anlıyor.
Yasin bize mısırların en iyilerini seçerek toplattı .
Armutlar çok süperdi keşke yakın zamanda bir daha gidebilsem meyveler çok orjinaldı.
Hepside organik ve dalından taze olarak toplandı.
Armutlar okadar çok meyve vermişki dallar tartmamış.
En güzelide dalından ağaca tırmanmadın toplaması.Oysa bizim memleketteki meyve ağaçları çok büyüdüğünden toplaması çok daha meşakkatlı.
Ziya torbaları doldurdu.
Şu güzelliğe bakarmısınız.::))
Oradan ayrıldıktan sonra kavun bal kabağı ve resmini gördüğünüz bu kabakvari karpuzuda ladık.Bu ilginç karpuzu merakımızdan aldık tadı kabak gibi,yani pişmemiş kabağa benziyor bizim için bigr tecrübe olsun,tavsiye etmem.
Bagajı hınca hınç doldurduk,hepsinden önemlisi yasin gibi bir dostu bedavaya kazanmışolduk,mütevazi duruşuyla bize gönlünü ve tarlasını açtı,kendisine teşekkür ediyoruz.BU ÜRÜNLERDEN BİZDEN HİÇ BİR ŞEKİLDE PARADA ALMAK İSTEMEDİ AMA BUNUN İMKANSIZ OLDUĞUNU VE EMEĞİNİN KARŞILIĞINIDA BİZ KENDİMİZ HESAPLAYIP ZORLA KENDİSİNE VERDİK.Sonuç olarak insanıyla doğasıyla bir başkadır benim memleketim.

05 Ekim 2009 Pazartesi

KARNİYOL ARILARIMIZ VE SON MEMLEKET MANZARALARI



Sevgili dostum ALİ TÜRK'ten almış olduğum karniyol gebze f1 'i ana arılarımızın şu an için durumları tahmin ettiğim gibi süper görünüyor,çıkmış olan genç arılarda pek melezlenmemiş gibi ,yani arıların ırkı kafkas arısının biraz doğurgan tipi olduğunu düşünüyorum.Bu analar aynı şartlarda kafkas ana olsaydı bir yavrudan sonra bu mevsimde riske girmez,yani yavruyu keserlerdi,oysaki resimde net bir biçimde görülüyor ikinci yavrular atılmış durumda.


Burda genç kızlarımızdan birini görmektesiniz ; bu ırkın bizim karadenizde iş yapacağına inanıyorum,asıl deneme sonuçlarımızı gelecek sezon içindie alacağı,tüm sonuçları yeri geldiğinde buradan paylaşacağız kısmet olursaRizede yavaş yavaş sonbahara giriyoruz,Bu günlerde RİZE ve karadeniz genelinde çok güzel bir hava hüküm sürmekte.Karadeniz bu günlerde oldukça durgun . masmavi.Sakın isteyen olmasın bu harika hayvan hiç bir şekilde sahip değiştirmiyecektir,o bizim maskotumuz durumunda bu günlerde .Cazı dağından ÇAYELİ'nin çay filizleriyle bütünleşmiş harika bir görüntüsü.Bu resim AHMET ARICI tarafından görüntülenmiştir.Özellikle doğukaradenizde atmacacılık bir tutku ,bir hastalık gibidir ,çok koyu heveslileri vardır.Bu işe gönül verenlere saygı duyarak limanköy çayeli'nden bir amcamızı güzel atmacasıyla görüyorsunuz:)RİZE/ÇAYELİnin çeşitli görüntüleri.

05 Eylül 2009 Cumartesi

ARILARDAKİ DEĞİŞİM

Posted by Picasa


Bal arılarının değişen çevre şartları, çevre kirliliği, radyasyon, bazı kimyasal ilaç ve kimyasal maddeler ve genleri değiştirilmiş mısır şerbeti ile beslenmeleri sonucu genetik değişime (mutasyon) uğradıkları bildirildi.






Erciyes Üniversitesi Safiye Çıkrıkçıoğlu Meslek Yüksek Okulu Öğretim Üyesi Doç. Dr. Sibel Silici, AA muhabirine yaptığı açıklamada, bazı kovanlarda mutasyona uğramış arıların bulunduğunun gözlemlendiğini, bu tür gözlemlerin etti. Bal arılarının sosyal bir böcek olduğunu, koloni yaşamında bir ana arı, binlerce işçi arı ve yüzlerce erkek arının bulunduğunu anlatan Doç. Dr. Silici, erkek arıların değişime uğramalarının, ''doğa ve çevre açısından bir alarm'' olarak değerlendirilmesi gerektiğine dikkat çekerek şunları söyledi:






''Mutasyon, canlının genetik yapısında meydana gelen değişmelerdir. Bireyin kalıtsal özelliklerinin ortaya çıkmasını sağlayan genetik şifre herhangi bir nedenden dolayı (X ışını, radyasyon, ultraviyole, bazı ilaç ve kimyasal maddeler, ani sıcaklık değişimleri) bozulabilir. Bu durumda DNA'nın sentezlediği protein veya enzim Mutasyonlar kendiliğinden ya da uyarılmış olarak oluşabilir. Mutasyonun en önemli sonuçlarından biri, bir sonraki kuşağa farklı genetik özellikler aktarılmasına neden olmasıdır. Bu ise farklı fiziksel özelliklere sahip arı bireylerin üremesidir.''






-SARI RENKLİ BİLEŞİK GÖZLÜ ARI-






Kayseri'nin Bünyan ilçesinde arıcılık yapan İsmail Ulusoy'un kendisine mutasyona uğramış, sarı gözlü erkek arılar getirdiğini anlatan Doç Dr. Sibel Silici, bal arılarında erkeklerin göz renginin siyah, mutasyona uğrayan arıların göz renginin ise sarı, pembe ve krem renkli olabildiğini belirterek şu bilgileri verdi:






''Mutasyona uğrayan arılar, gözleri görmediği ve bazı organları iyi gelişmediği için bir süre sonra beslenemeyip ölürler. Kanat yapıları ve vücut yapıları farklıdır. Kördürler, uçamazlar ve iyi beslenemedikleri için ölürler. Arılarda mutasyon sık gözlemlenirse önemli bir sorun var demektir. Arıların yok olmasıyla da ilişikli olarak, bu tür problemleri, radyasyon, küresel ısınma, zararlı tarım ilaçları ve genetiği değiştirilmiş gıda ve mısır şurubu gibi besinler ile ilişiklendirebiliriz. Özellikle genetiği değiştirilmiş mısırdan yapılan şerbetlerin arıların değişime uğramasında etkili olabileceğini düşünüyorum. ''






Doç. Dr. Silici ''Çevremizde olup bitenleri anlayabilmemiz için bal arıları çok iyi bir biyomarkördür (biyolojik işaret). Arılarla ilişkili olan insanların, olayları takip etmesi, önlemlerin alınması açısından önemli olacaktır. Einstein (Bal arıları yok olduktan 4 yıl sonra insanlık biter) diyerek yılLar önce bu tehlikeye dikkat çekmiştir'' diye konuştu.bozulur. Böylece canlının, proteinden dolayı yapısı, enzimlerinden dolayı metabolizması değişebilir.



19 Ağustos 2009 Çarşamba

BİZDE F1 KARNİOL'LARIMIZA KAVUŞTUK

Sevgili dostumALİ TÜR'ün gönderdiği 4 adet karniol f1 ana arılarımızı bugün teslim aldık . Bakalım karadenizde nasıl sonuç alacağız ben bu ırktan bölgemizde verimli olacağı konusunda büyük ümitler taşımaktayım,hayırlısı bekleyelim görelim sonuçları hep birlikte paylaşacağız tabiiki. Bu arada ali kardeşim;emeğine ve ilgine teşekkürler.

28 Temmuz 2009 Salı

DOLU YAĞIŞI VE SONUCU

Geçtiğimiz günlerde ERZURUM'da bulunan arılığımız lokal dolu yağışlarına mahsur kaldı.doludan bayaa bir zarar gördük ,arıların mevcudu etkilendiği gibi açmışolan çiçekleride yerle bir etti diyebilirim.nediyebilirizki;TAKTİR ALLAHINDIR.
Posted by Picasa

13 Temmuz 2009 Pazartesi

HADI GEL ERZURUMA GEL

Sevgili gönüldaşlarımız;İşlerimizin yoğunluğu ,birde bizim ihmallığımızdan dolayı uzun süre bloğumuzu güncelleme fırsatı bulamadık.Ne mi oldu bu arada çok şey oldu .Biz arılarımızı HEMŞİN'den sezonu bitirip ve hattaa sağım yapıp son durağımız olan ve ikinci bir baharı yaşayacağımız ERZURUM ılıca kapılı köyüne gelmiş durumdayız buraya yerleşimtarihi temmuzun 4'ündeydi,resimde bizim kapılı köyünün arılıktan görünüşü. Flora fena sayılmaz fakat aşırı bir yağış var ,her gün öğlenden sonra yağmur oluyor bu durum arıların çalışması için uygun değil bundan sora hiç yağmasa daha iyi olacak zaten otlar uzamış durumdalar. video

24 Haziran 2009 Çarşamba

DAĞ'DA ORMAN GÜLÜ ,SAHİL'DE KESTANE

Bu sene hiç iyi bir ilkbahar mevsimi olmamasına rağmen mayısla birlikte havaların iyi yönde düzelmesi karadenizli arıcıları güldürmeye başladı diyebiliriz .Son bir haftadır hava açık azbulutlu ve 28-30 derecelerde seyretmesi geceleride çiğ olması arılarımız için bulunmaz bir fırsat doğurmakta ,Dağdaki arılarımız halen orman gülü(komar)karayemiş,yaban mersini(likapa)çiçeklerinden yoğun bir biçimde nekter akışına devam etmekte ,bu sene kaçkar dağlarının en kaliteli balını almak üzereyiz,vede bu balın kalitesinden doğacak ktıymetinide biliyoruz saf ve doğal bal üretmeye çalışıyoruz şükürler olsunki yaradan bize bu sene hiç ummadığımız bir ikramda bulunacak gibi görünüyor. Resimdede sahile yakın köyümüzden kestane ve hemen yanı başındaki daha açmamış ıhlamur ağaçlarıda sahil kesimindeki arılarımızı depara çoktan kaldırmış durumda.

Burada benim köyden bir akşam üstü manzarası,paylaşayım dedim:)

17 Haziran 2009 Çarşamba

İYİ YÖNDEKİ GELİŞMELER

Arılarımızı kaçkar dağlarının etekleri olan hemşin kantarlıya götüreli yaklaşık34gün oldu.götürdüğümüzde arılar 7 ila 10 çerçeve civarındaydılar.Buraya geliş amacımız yeni bir mevsimle beraber arılarımızı geliştirmekti ,beklentilerimizide aşan güzel şeyler oldu ::))

arılardaki gelişme mukemmele yakındı .Havalar düzeldi güneşli günler yağışlı günlerden daha çok oldu vede dışardada nektar ve polen yönünden zengin bir ortam olunca arılarda gelin gibi beyaza büründü biranda ,işte bende bunu seviyorum arıcılıkta.
yeni verdiğim temel petekler kabartılıp yavruyla süslendi ,şimdilerde bu yavrular çıkmış durumdalar.
Arıların çalışma temposu seyre değerdi doğrusu.
Arıların önlerine bu bezleri germemiz çok faydalı oluyor balla yüklü gelen arılara bir nevi yollarına halı sermek gibi bir şey.Arılar yere dökülüp zayi olmuyor.
Benim arılarım iyi durumda ortadaki arıya üçüncü katıda attığımıza göre .
Bu arada hep diyoruz'ya varoa'lar erkek gözlerde gelişiyor;ben ballıktaki çerçevelerin etek kısımlarındaki erkek yumurtaları hep temizledim,arılarda henüz tek bir tane varoa'ya raslamadım ama bu erkek larvaların üzerlerinde ikişer üçer hemde tam gelişmiş varoalar mevcüttü .daha erkek arıların olgunlaşmasına bir hafta olmasına rağmen varoalar çoktan olgunlaşıp orda çiflişip yumurtalarını bırakmışlar bile.Ve dolayisiylede varoayla mücadele ne kadar zorlaşıyor değilmi.
Her zamanki gibi günün finalinde kütüğün üstünde akşam sefası::))

08 Haziran 2009 Pazartesi

YORUMSUZ...........

SEVGİLİ DOSTLAR ;BÜTÜN RESİMLER 5 HAZİRAN 2009 TARİHİNDEN,İŞLERİN YOĞUNLUĞU NEDENİYLE GÜNCELLEME YAPAMIYORUZ ASLINDA MALZEME ÇOK AMA ZAMAN ÇOK AZ GÜN 24 SAAT YETİŞEMİYORUZ.Arılarımız yıldırım hızıyla toparladı havalar iyi gidiyor hemenki katta olmayan arımız kalmadı şükürler olsun ben şimdi bu paylaşımları yorumsuz yayınlıyorum yorum sizin.

22 Mayıs 2009 Cuma

HİÇ BİR YERDE YOK

Sevgili arı dostları ;uzun oldu haber yapamadık ama bu haberimiz biraz uzun soluklu olacak ,beraber arıcılık yapacağız,beraberce hiçbir yerde resmini dahi göremiyeceğiniz güzellikleri paylaşacağız ,aynı zamanda arıcılık uğruna çektiğimiz bir günlük meşakkatlı yolculuğu ,kısacası havasını beraber soluyacağız

Bu haberi yaklaşık 10 gün gecikmeli olarak yayınlayabiliyoruz .tarih 14 mayis akşamı ekip olarak hareket edip arılarımızı hemşin kantarlı köyüne götürmek üzere yola koyuluyoruz ,her şey çok iyi iyi gidiyordu saat 24.00 gibi arılığımızın bulunduğu yerde olacağız kısa sürede arıları yerlerine yerleştirip daha önceden kurmuş olduğumuz şantiyemizde istirahate çekilmeyie hayal ederken arılığa 600 metre mesafe kalmıştıkı kayalık bir bölgede kayalardan oluşan heyelan yolumuzu adeta yutmuş olmasını görmek ne demek bilirmisiniz?:( Tabiiki şaşkınlığı üzerimizden kısa sürede atıp buir karar verdik yaklaşık  olarak Hemşin ilçesi 20 km mesafede bu yolu iki sefer gidip geldik çözüm üretmek amaçlı siyasileride devreye sokup saat sabahın 07 sularında lastikli bir kepçe temin ettik kepçeyi önümüze katıp yola koyulduk. 15 dakkada mübarek makina yolumuzu açtı. Bu arada uykusuz bir gecede sabah olmuştu,yorgunluk cabası:( Nitekim 10 saat gecikmelide olsa olmamız gereken yere vardık şükürler olsun.:) İhtiyaç olduğunda gereği kadar oltayla yöreye has benekli alabalık avlıyoruz. şantiyemiz katagorisinde sanırım birinci siniif diyebilirim telefon hariç her şey var. Dağların asil bekçileri olan ayı'larla olan davamız ve kavgamız devam ediyor ayı korkutan zaman ayarlı piknik tüpüyle çalışan top'da hazırlandı. Her şey yerine kondu inşallah arılarımız geciken gelişimlerini burada tamamlıyacaklardır havalarda düzeldi.Şantiyemiz ,arılık ,dere ve köprünün karşıdan görünümü::)) Arılar nereye geldiklerini şaşırmıştı polen gelişi hemen göze çatmaya başladı yani polen gelişi iyiydi ilk saatlerinde. İşletmemize ait arılığın görünümü. akşam iyi bir uyku çektik veee her zamanki gibi yayla gezimizi gerçekleştirmek için 9 km yukarıdaki BADARA yaylasının yolunu tuttuk ,yol boyunca bir çok güzellikleri birlikte yaşadık. Ayı'yı daha görmedik ama izini görüntüleme fırsatını bulduk karda ayının ayak izleri:( yola devam ediyoruz. Kış uzun sürdü buralarda halen kış hüküm sürüyor diyebilirim. Evet bir tarafta kar birtarafta kar çiçekleri. şelale ve yanında taze kar. tabii ağız tadıyla bir hafta önce yağan karın tadına varıyoruz vardık varmasına'da bedelini halen ödüyoruz. bu kar çiçekleri arılara çok iyi bir nektar ve polen kaynağı olmakta. Kar eridimi yerden fışkırıyor kar çiçekleri. çok süper bir kokusu var tıpkı nergis gibi kokuyorlar. İşte ne kadar nektar verdiğini sanırım arıdan anlayabiliriz sanki arı hamile. Ve sonunda badara sırtları göründü karşıda muhteşem KAÇKAR zirvesi. Yaylada önceden tanıdığımız Hemşinli ÖZCAN kardeşimiz bizi çok sıcak bir şekilde karşılıyor. Yaylada özcanın çok güzel bir evi var yeni inşa etti( kendisinden misafirim olursa evini kullanma sözünüde aldım duyurulur)Ama özcan hep bu kulubede kalmayı seviyor. Burada yaylada ve yayla eteklerinde bolca bulunan vede yöresel adı yer komarı olan harika çiçekleri görüyoruz. dünyamızın gökdelenlerinden biri olan MUHTEŞEM KAÇKAR DAĞI YER KOMARI. bu çiçekte balmı var polenmi var resmi tıklayın yorum sizin.

05 Mayıs 2009 Salı

SÜRPRİZ ZİYARETÇİMİZ VE GÜZEL PAYLAŞIMLAR;

Geçen cumartesi sabahı saat 08 sularında telefonum çaldı ve bizim taşkın(TAŞKIN ÖZŞAHİN);Salih abi nerdesun ben seni görmeye geldim demezmi ;abi hemen yeni camının ordaki senoz petek'in önündeyim dedim ve geldi buluştuk bazı ikramlar filan oldu ama bizim bugün başka programlarımızda vardı yani verilmiş başka sözler; ya Taşkın insan akşamdan bi alo demezmi en azından yanı, ama sağolsun beni anlayışla karşıladı bir saat kadar muhabbetimiz oldu ve ben ayrılmam gerektiği için taşkını mekan sahibi ŞABAN kardeşime emanet ettim. O gün arıcılık değildi işimiz daha başka yükümlülüklerimizde vardı onlarla iligili işlerimiz vardı yani:) Gelelim bizim asil konumuz olan arıcılıkla ilgili son durumlara;havalar kısmende olsa biraz düzelme gibi oldu ama bu günlerde yeniden uzunbir soğuk günler bizi beklediğini öğrendik,olsun benim arım ve Rizedeki bütün arıcının arısıda aynı kaderi paylaşıyor ,yani bize arıcılık bu sene !"zorrrr dostum zorrr "gibi görünüyor tabii kısmet neyse o ne artacaktır nede eksilecektir .Bu resim benim en kuvvetli kovanım tamamı 8çıta bütün resimlerimi bu kovandan çekip paylaşacağım. Ben artık şimdilerde arılarımın analarındanda şüphe etmeye başladım!;Ama analar hamile koyun gibi ahh bi hava ısınsada ortalığı yumurta doldursak der gibi benim şüphelerime taş çıkartmakta.  Bu sene benim en güzel arıcılık günüm bir o kadarda zevk aldığım gündü şöyleki;bu arıcı arkadaşları bir günde arıcılık temel eğitimini verip ileride iyi bir arıcı olabilmelerinin aşısını yaptık ,her arı açmamda benim yanıma koştular bütün oyunu filan unutup bana sorular sordular bi ara yaptıkları gürültüden birkaç iğnede yedik soldansağa abimin kızı HİLAL ortadaki bacanağımın küçük oğlu (5 yaşında )MUHAMMET,veMuhammetin ablası ALEYNA ONLARA ARILARLA İLGİLİ ENTERESAN ŞEYLER ÖĞRETTİK TABİİ TATBİKİ OLARAK HER SEFERDE MUHAMMET BANA ;KİYALİÇE NEYDE demesi yokmu::))

8 nolu arının anası çok iyi görünmesine rağmen hala 8 çerçevede. Tabii koloni kontrol sistemimiz devam ediyor.Geçen yılki ve bu yılkı notlarımızı karşılaştırınca arada uçurumlar ortaya çıkmakta ! inanılmaz benim arıcılık hayatımda mayıs bu gün 5 daha kat atılmış bir kovanım bile yok::((
Yöremizde havalar bir türlü ısınamadı maalesef bazan iyi gün olduğuda oluyor ama aynı gün içinde 3 mevsimi görmekte mümkün olmakta. Bahçeden açelyanın ihtişamı:) Arılar açelyeye'de konmakta. Bu resmi 3 nisan sabahı Çayeli Madenli kavşağında kırmızı ışıkta beklerken çektim harika yoncalar açmışlar ama havalar ısınması lazım hertarafta bu sene en bol olan çiçek.arılar adeta hucum etmişlerdi . Pavlonya;bu ağaçlar martta başlayıp mayıs sonuna kadar çiçekli kalmakta vede arıların çok yoğun olarak ziyaret ettiği bir çiçek sunmaktalar,diyorumki arıcılıkla uğraşan herkes bu ağaçtan 5'er adet dikse hiçte fena olmaz ,dikiyorsunuz ikinci yıl ve müteakip yıllarda artarak çiçek açmaktalar. :::)))) Bu arılarda şaşırmışlar 4 çıta olan bir arı gitmiş strafora mor,mor petek örmeye başlamış. Arılığımın yanındaki büyük ve bana ait olan gürgen ağacının altına oturup arıları ordan seyretmek bana her şeyi unutturuyor ve rahmetli babama başlıyorum rahmet vermeye ;iyiki bana bu mesleği aşılamış gerisi boş işte. :::))) Arıcılık ekip arkadaşım AHMET ÖZDEMİR'in arılağı kendisini bazan ziyaret ettiğimde çekmiştim. Bölgemizdeki bu yılki benim bir tespitimde polen olmayışı yani yeterince polen gelmiyor dolayisiyle arı polen yoksa yavruya açılmıyor siz ne verirseniz verin BİR İLGİNÇLİKTE ARILARDA DAHA ERKEK ÜRETİMİ BAŞLAMADI BUDA OLAYI ÖZETLEMEKTE SANIRIM. Son olarak bu resim;orman gülü (komar)ve zehirli orman gülü (çifin)çiçekleri arılar çifire kesinlikle konduğunu ben hiç görmedim.

28 Nisan 2009 Salı

SABIRLA HAVALARIN GÜZELLEŞMESİNİ BEKLİYORUZ

Bu karakovanın resmini yaklaşık 4 gün önce çekmiştim ,dikkatle bakınız arılarkış salkımındalar,havalar 4 martan beri ortalama 4 ile 13 derece arasında mekik dokumaktadır.Bu durum arı biyolojisine hiçte uymayan bir iklim koşulu olsa gerek. yukardaki karakovanın geçen yıl bu tarihlerde çekilmiş hali arı ne güzel hem petek örüyor hemde tamamen sarmış durumda bu resim bu yılkı doğu karadenizdeki olumsuzluğu net bir şekilde anlatıyordur.şahsen benim kendi arılarımın şu andaki durumları ;1marta 8 çıta olan arılar bugün 28 nisan yinede 8 çıtadalar ,oysa geçen sene nisan 26 da arılarımın tamamı katları atılmış çoğuda katta çalışıyordu vede arılarımızı hemşin kantarlı köyüne götürmüştük,şimdilerde kantarlıya ormangülüne gidişimiz bir ay rotar yapmış durumda. hava arada bir açık olsada şiddetli poyraz hiç fırsat vermemekte.:( Bu haberi inanın benden haber yapmadığım için şikayetler geliyordu onun için yapma gereği duydum bu resimler 25 nisandan ve benim arıların bulunduğu köyümden:)

tabii başlıkta görüldüğü gibi ne tadımız var nede tuzumuz ,bekleme moduna geçtik ,sizinle güzel bir beyaz komar çiçeğini paylaşalım. Bahçedeki çiçeklerimden. KOMAR(ORMAN GÜLÜ)Açmakta yarısı enazından açtı ama hava bi müsaade etse:( En son bu resmi dün çektim hava çok güzeldi ama gelin görünki bu gün adeta donuyorduk ,resimde arılarımın bir kısmını ve köy evimizi görüyorsunuz,arılar hepside tek katlı.
Tabii yaklaşık iki aydır poyraz karayel esen ruzgarlar mutlaka güneyli esintilere dönecektir bir deniz şehri insanı olarak bu ruzgarların terse döneceğini vede uzun soluklu bir iyi havanın bizi beklediğini söyleyebilirim ve ozaman bizimde arılarımız kış modunu bozarlar ve iyi bir gelişme gösterirler inşallah diyorum ve bütün ülke arıcılarına ve yurt dışındaki dostlara güzel bir arıcılık sezonu dileklerimle ::))

17 Nisan 2009 Cuma

GÜZEL İSTANBUL(3)

İstanbulda bulunduğum 4 günden bir günü akrabalara ayırdık tabii öncelikle gitmem gerekenlere sadece;burada gördüğünüz şahis benim büyük amcamın tek oğlu MUSTAFA ARICI abim,bu mekan ona ait etiler arnavutköy iniş yolu üzerinde ,bu işin yani çiçekçiliğin üretim italat ve satış üzerinde istanbulda bir numara diyebilirim. BİR ZAMANLAR BİZİMDE ÜRETİMİNİ YAPTIĞIMIZ AÇELYALARI GÖRMEKTESİNİZ. yine mustafa abimin seradan bir fotoğraf. Üretim yapılıp buraya getirilen çiçekler satışa hazır hale getirilip bu serada saklanılıyor daha sonrada dükkana alınıyorlar. burasıda güllerin bölümü. Komarı ne hale getirmiş şu hollandalılar onuda bodurlaştırıp saksıda olacak hale getirmişler. ayni gün akşam üstü bir kaçamakta çamlıca tepesine yaptık,burada lalelerin süper bir şekilde açmış hallerini yakındaninceleme imkanı bulduk,İstanbul bu yıl tam bir lale cennetine dönmüş:) Değişik renklerede laleleri çamlıcada görmek mümkün,ama bu çiçeklerin ömrü kısadır çabuk geçeceğe benziyor. Nergis'ler güzelliklerinin yanısıra etrafa saldıkları harika parfüm kokusuda tadılması gereken bir güzellik olduğunu söylemek mümkün. Yine çamlıca ve başka bir tür lale. Buda bodur komar amcaoğlunun dükkandan. Lale yakın çekim. Tbiiki sarının yanına kırmızı koyduk. Son olarakta boğaza karşı bir anımızı ölümsüzleştirdik ,bu anı sizinle paylaşıyoruz.

 Aslında bu tarihlerde daha çok arılarımla ilgili paylaşımlar olsun isterdim ama gelin görünki arıların durumunda paylaşılacak pekte bir şeey yok arılarım şu an için geri vitese takmış durumdalar olursa bir gelişme özellikle hava durumuyla ilgili her şeyi paylaşacağız,saygılarımla.

15 Nisan 2009 Çarşamba

İSTANBUL GEZİMİZ (2)YALOVADAYIZ

Her şey İSTANBUL yönüne giderken geçmiş olduğum KADIOĞLU tüneli sayesinde olduda diyebilirim.Karadeniz sahil yolunun Ordu ,Fatsa arasındaki boloman tünellerinin sonuncusu olan kadıoğlu tüneli tabelası bana sevgili Asım kadıoğlu abiyi hatırlattı ve hemen telefonu açıp kendisine aynen şöyle dedim;torin şu anda senun emicenun tünelinden geçiyorum.tabii hemen anladı istanbula geldiğimi ve anında bana cumartesi için rezervasyon ayarladı bende memnüniyetle kabül ettiğimi söyledim abi çok iyisin sayende çok güzel mekanları gezdik yedik içtik beraber ibadet ettik;beraberimizdeki arkadaşlara sayın YUSUF ŞİMŞAK beye geziyi tertip ettiği için herkese çok teşekkür ediyorum::)) Bu sayede YUSUF kardeşimide birebir tanıma fırsatı buldum kendiside bizim karadenizli. YalovaKurtköy'e varıldı hemen arılıkta çeşitli etkinlikler başladı medya iş başında yani ,herkes en güzel anları görüntüleyip paylaşma telaşıyla iş başında. Bu arada bizler yalovada küçük yusufla tanışma fırsatıda bulduk çok şirin bir çocuk,ve tabii iki yusuf bir arada olmaz dedik bizler büyük yusufun adını yalovalı yusuftan YALOVALI ZAFER olarak değiştirdik bundan sonra zafer diyebilirsiniz.Zafer ve arkadaşi bizleri çok iyi bir şekilde misafir etmenin ilk sinyallerini zaten şu güleryüzleriyle belli etmiyorlarmı:) Zafer kardeşimizin arılığı iyi bir konumda güneye bakar vaziyette arılarını dizayn etmiş,kiraz çiçekleride sanki aksesuar olmuş. Biri çekiyor ama arkadaki neyin telaşinde anlamadım doğrusu::)) Bu foto bizlere verilen bütün misafirperverliğin ve samimi ortamın hediyesi olduğunu reklam amaçlı yayınlamaktayım.İnşallah bütün Kurtköy Ballarını en iyi şekilde değerlendirirler. Yalova Kurtköy'de gerçekten çok güzel ağırlandık, çok memnun kaldım bir kez daha  teşekkür ediyorum.Bu arada Sayın arı bakanı Ali Türk yahu insan resim çekinirken telefonla mı konuşur :) Yalovalı Zafer kardeşimin arıları ve hemen arka taraftaki arı evi görülmekte.Kendisi aynı zamanda marangozluk yapan bir arıcı.Ayrıca arıcılık konusunda Zafer kardeşime de 10 üzerinden 8 puan veriyorum.Harikaya yakın. Aslında buraya gelmemize vesile olan ve ilk kez görüştüğüm Yusuf Şimşak kardeşimin yaptırmış olduğu kovanları yükleyip götürmek için geldik.Kovanları çok güzel çok beğendim diyebilirim.Kendisine bu kovanların uzun yıllar kullanmasını ve hayırlı olmasını diliyorum. Ekip iş başında.Hep beraber 30 adet kovan ve birsürü çerçeveyi arabaya yüklüyoruz. Sayın Bakan bizi gülerek ve taktik vererek izliyor.E olacak o kadar ne de olsa Bakan :) Hem de hep gülerek bakıyor.Hep böyle gülersin inşallah Ali kardeşim.O gül yüzün hiç solmasın Bakanım. Makinenin ekranında ne var bilmiyorum ama çok hoşuna gitmiş gibi görünüyor.Karenin içinde Asım Abi de farkında olmadan bulunmuş kimin hemşerisi:)  Verilen referanslara göre Burada görmüş olduğunuz alabalık üretme tesisi şu anda atıl durumda ve harabe şeklinde.Daha önce burayı işleten kooperatif yönetimi har vurup harman savurma sonucu bu altın yumurtlayabilecek tavuk diyebileceğimiz güzelim tesisi zarara uğratıp savaştan çıkmış halde bırakıp kaderine terk etmişler.Yalovada beni üzen tek şey bu oldu.Yalovanın tabiat ve bitki örtüsü aynen Rizemizdeki gibi.Rize'de var olan bütün bitki ve ağaçların hepsi var, komar hariç, her yerde tekliğini koruyor. Bu arada yemek yiyeceğimiz mekanda otururken çekilmiş bir fotoğraf, yemeğimiz fırında pişeceği için epeyce zaman aldı vakit geçiriyorduk. Vakit orada iyi geçmedi tabi etrafı gezip keşfetmeye başladık.Tam resmi yakaladım derken Asım Abi resmin kahramanı oldu uçuşa geçti :) Ali'nin yeni hacısını burada tanıdık çok muhabbet bir insan.Esprileri de güzel de ah şu Türkçe'yi biraz daha iyi konuşabilseydi;) Hacı amcayı da çok sevdik ve iyi bir dostluk oluştu. Alabalık tesisine gittiğimizde bir sürü genç belki de tiplerini hiç beğenmeyeceğimiz gülüp geçeceğimiz bir tayfa gördük.Bir kısmı yemek yiyor bir kısmı top oynuyordu.Yemek yediğimiz yerden aşağıya doğru inerken bir de ne göreyim bu çocukların hepsi resimde görüldüğü gibi çok nizami bir şekilde saf oluşturmuş namaz kılıyorlar.Çok hoşuma giden bir anektotdu paylaşmak istedim.Allah Razı olsun hepsinden. Burayı bizim memlekedin Serenderine benzettim o yüzden de hiç yabancılık çekmedim.Çok otantik buldum şırıl şırıl dere sesi eşliğinde hep beraber keyifli bir şekilde yemeğimizi yedik. Alabalığın fırında mantar ve kaşarla karışık sebzeli olarak yapıldığını burada gördüm, çok beğendim sizin de tatmanız için tavsiye ederim. Soframız da kral sofrası gibi olmuştu.

Sonuç olarak hayatımda unutamayacağım çok güzel ve değişik bir gün geçirdim.Emek veren herkese başta Yusuf Şimşak, Asım Kadıoğlu,Ali Türk ve Yalova Kurt köyden sevgili Zafer ve arkadaşına şükranlarımı sunarım.Allah hepinizden Razı olsun, ben çok memnun oldum tekrar başka bir mekanda görüşmeyi dilerim.Bir gün Karadenize gelirseniz biz de birşeyler yapmaya çalışırız. Akşam olmuş tıpkı benim köye benziyor.Zaten buradaki insanların %90'ı karadeniz kökenliymiş.Akşamüstü en son çektiğim resim buydu, daha çok çekmek istediğim kareler oldu fakat şarjım bitti Allah kimsenin şarjını bitirmesin :)

14 Nisan 2009 Salı

İSTANBUL GEZİMİZDEN (1)

Bir komşumuzun amcasının vefat etmesi sonucu zorunlu olarak bir istanbul seyahatimiz oldu .Taksici değilmiyiz iş işte ama taksiyle deilde özel arabamla götürüp getirdik iki kardeş EKREM ve mustafa abiyi. Gelişimizi duyan duymayana haber verdi ve çok güzel anları arıcı dostlarımızla beraber olarak yaşadık .İstanbulda 4 gün kaldık o kadar dolu dolu günlerimiz olduki bir seferde degilde 4 bölümde bu güzellikleri sizlerle paylaşmak istedim.bu akşamki haberimiz daha önceki günkü hadise olduğu için öncelik verdim yarın akşamda muhteşem yalova gezimizi nasip olursa paylaşacağız.İstanbuldaki ve yeni tanıştığım arkadaşlara sonsuz teşekkürler. 9 Nisan perşembe günü cenaze namazından sonra hazır beykozdayken saim abi ve oktay beylede görüşelim dedik telefonla bağlantı kurduk randevüleştik ve hemen saim GÜREL bizi mustafa'nın kahfe'de buldu bir iki çay içip hemen tuncay'ın arılığının yolunu tuttuk.

Dalgiç iş başıhdaydı çokta güzel bir hava vardı.soldan SAİM GÜREL,DALGİÇ,SALİH ARICI Ve benim amca oğlu MUSA ARICI.
samimi bir ortam vardı ben her iki kardeşimede gösterdikleri ilgiden dolayı çok teşekkür ediyorum.
Burada enteresan bir arı suluğu görülmekte . çok güzel düşünülmüş arılar boğulmadan su içebiliyor onlar içtikçede içerdeki su boşalmış oluyor.
Dalgiç kardeşimiz çok güzel bir yerde arılığını oluşturmuş çok güzel bir düzenide olduğu gözümüzden kaçmadı bizden 8 puan aldı diyebilirim,tabii buraya kadar gelmişken önerimizide yaptık şöyleki;kardeşim bu güzel yerde 3x2.5 m. çapında bir seyyar baraka yapıninanın zevkinizi ikiye katlar hafta sonları bir akşam burada kalmak ,yatmak ne güzel olur değilmi.
Tuncay kaptan'ın arılıktan dalgiça ait arıları görmektesiniz.Buradaki aktivitemiz yaklaşık birbuçuk saat sürdükten sonra saim GÜREL'in beykozdaki köyüne gitmek üzere ayrılıyoruz.
Kısa bir süre sonra Beykoz akbaba köyüne varıyoruz bu evde saim beye ait ve çoknezih bir ortamda olduğunu söylemeliyim.
Saim bey bu işe başlayalı daha bir iki sene olmasına rağmen çok eski arıcılara taş çıkartacak kadar düzenli bir kardeşimiz bu depo evin bodrumu bütün malzeme gayet intizamlı bir biçimde yerleştirilmiş bütün malzeme olması gereken yerde ve tam bir vitrin gibi ;SAİM kardeşim senin arıların şu an için FERİZLİ'de iki kara kovanın vardı sanada arıcı notu olaraktan 8 puan benden.hiz kesmeden devam.
Saim GÜREL arılarını çok iyi bir düşünceyle ferizliye götürmüş orda daha iyi bir ortam olduğundan arıları daha iyi gelişeceğini düşünüyorum ,geriye kalan iki karakovanı vardı onları bize gösterdi biri süper 10 gün sonra başlar doğurmaya ötekinin anası maalesef olmadığını düşünüyorum ama üzülme saim nası olsa bu resmini çektiğimiz oğul verecek ilk oğulunu mutlakaki o kara kovana koyarsın içindeki düzeni bozmadan her ikiside bu vesileyle kardeş olurlar.
Son olarakta akşam üstü beraber karakovanların arasındaki anımızı ölümsüzleştiriyoruz.
Bu vesileyle gösterdikleri ilgi ve alakadan dolayı OKTAY ve SAİM beylere sonsuz şükranlarımı sunuyorum,mutlaka daha geniş bir zaman çerçevesinde görüşmek üzere.

07 Nisan 2009 Salı

NİHAYET İKİ GÜNDÜR HAVAMIZ İYİ

Maalesef arıcılığa hiç uygun olmayan havalar bir kaç günden beri biraz iyi yönde düzeldi diyebiliriz.Bu resim sabahleyin Çayeli'de çekildi bizim evin ordan,uzun zamandaır sahili esir alan sis perdesi dün ve bugün yerini biraz daha sıcak ve güneşli havaya bıraktı ama;meterolojik kaynaklar havanın 4 gün süreyle soğuk ve yağışlı olacağını göstermekte ne yapalım kısmet diyoruz.  Bana botanikçi diyenler birazda haklı olabilirler zira bizim bir meslekte (daha öncelerde yaptık)çiçekçilikti yani çiçekçilik kültürünü yetiştirmeden satışa kadar yaşamışız ve iyi çiçektende biraz anlarız.Şu an için çiçekçilik yönümüz hobi olarak devam etmekte,akrabalarımın büyük bir bölümü istanbul çiçek piyasasında tanınmış insanlar yaklaşık 50 yıldan beri benimde üyesi olduğum İSTANBUL ÇİÇEK ÜRETİCİLERİ KOOPERATİFİNİN aktif olarak yönetimini sürdürmekteler ,aynı zamanda çiçek mezatınında yöneticileri akrabamdır::)) Memleketimizde o kadar çeşit bitki ve çeşitli çiçekler varki biz ancak önümüze düşeni resmedip paylaşıyoruz.B u süper resimde 7 nisandan. Uzun süren sisli puslu havalar arılarda aşırı derecede neme neden oldu.bende arılarımın üzerlerini direk güneşe maruz kalacak şekilde örtü bezleri üzerlerinde olmak şartıyla bu şekilde güneşe bıraktım vede faydalı oldu diyebilirim. Tabii invert şurup işi biraz işimizi artırdı ama sonuç pozitif olunca zahmetede katlanalım artık . Benim arılarımdaki durumlar aşağı yukarı genelde bu gibi , yavru sahası az . Geçen yıla göre bizim mevsim bir ay geç olacağa benziyor çaylar daha kış uykusundan yeni uyanmaya başlamış. Benim köyümde tabiat ana bu durumda aslında şimdi normalde her taraf yemyeşil olmalıydı fakat dedikya bir ay geç kaldılar. video

Bugün kısmetlı bir günümdü;arı kontrol ederken yakaladığım bu tabloyu hemen video olarak çektim,arıların bulunan nektarın yerini yönünü kaç kilometrede,birbirlerine danslarıyla anlattıklarını net bir şekilde görebiliyoruz,mutlaka izlemenizi öneriyorum.Bütün türkiye arıcılarına ve yurt dışında bulunan türk arıcı kardeşlerimize iyi bir sezon dileklerimle.