Bu Blogda Ara

9 Mayıs 2008 Cuma

ARILARIMIZA KAR YAĞDI

Fotoğrafı tıklarsanız karın yağdığını görebilirsiniz,bu sıra dağlar bizim köyün karşısındaki dağlar ve bu dağların rakimi arıları götürdüğümüz kantarlı dağına göre 250 metre daha düşük, demek oluyor ki bizim arıların üzerine şu an kar yağmış durumda. Arıların son durumuyla ilgili hiç bir haberim yok, gidemediğimizden dolayı fotoğraf da yok; ama karın yağdığı kesin. Allah yardımcıları olsun.
Daha karın yağıp hayallerimizin yıkılacağını bilmeden gidip yerleştiğimiz yer burası. Çiçeklenme de güzel bir şekilde başlamıştı. Oranın durumunu görünce birden heveslenmiştik ve çok umutlanmıştık. Rize'de bu yıl alışılmışın dışında bir iklim görülmektedir. MArt'da olması gereken sisli ve soğuk havalar mart ayının çok sıcak geçmesinden sonra, sıcak geçmesini beklediğimiz mayıs ayında kendini göstermekte. HAvalar çok geç olmadan düzelirse çok bir şey kaybetmiş sayılmayacağız. İnşallah düzelir.
Mandalina ağacının çiçeklenmiş hali. Bu yıl mandalina çiçeklenmesi seyrek olduğu için meyve veriminin de düşeceğini anlayabiliyoruz. Çiçekte dikkat ederseniz havanın soğuk olmasından dolayı ziyaretçi bir arının donup kaldığını göreceksiniz.
Mandalina çiçeği polen ve nektar yönünden oldukça zengin bir çiçek çeşitidir. Hava koşulları elverirse tabi.
Bu da bizim kivi bitkilerinden bir kare. Gördüğünüz üzere kiviler de çiçeklendi. Kivilerin çiçekleri polen yönünden oldukça zenginken nektar yönünden zayıftır.
15 gün önce meydana gelen şiddetli rüzgardan bir kısım kivi bitkisi hasar gördü ve kırılmalar oldu. Ayakta kalabilenler hayatlarını idame etmeye çalışıyor.
Kendi bahçemde bizzat kendim tarafından dikilen beyaz şeftali ağacı.Bu yıl meyvelerin çiçeklenme döneminde havaların çok güzel gitmesiyle ve arıların güzel dölleme çalışmalarıyla ağaçlarda bol miktarda meyvecikler görülmekte.
Bu da bizim nacizane bahçemizdeki erik ağacının meyveleri. Her meyve ağacında olduğu gibi erik ağaçlarımızda da bol meyvelenme görülmekte. Ayrıca bloğumda yayınlamış olduğum sebzelerin ve meyve ağaçlarının tümü kendi bahçeme aittir.
Bu da organik marul. Tamamen doğal. İki aydır salatalarımız bu marullarla şenleniyor. Ye ye bitiremiyoruz :) Yardıma ihtiyacımız var sanırım.
Tabi sadece meyve ve sebze bahçelerlimiz yok. Burası da bizim çay bahçelerimizden biri. Çayın topraktan bardağa hikayesini ve serüvenini bizden iyi bilen olmaz sanırım. Bir yandan arıcılık bir yandan da çaycılıkla uğraşıyoruz. Bu çay bahçesinin hasatı yapılmıştır; yani çayı toplanmıştır.Sizinle bu satırları paylaşırken bile bir bardak sıcak çay bana eşlik ediyor.

4 Mayıs 2008 Pazar

HEMŞİN ARICILIK MACERAMIZ HAYIRLISIYLA BAŞLADI

Cumartesi akşamı arıları kamyona yükledik. Ve hayırlısıyla yola çıkıyoruz ,buraya kadar herşey güzel gitti.
Hemşin kantarlı köyü
arılığımızın olduğu yerdeki içtiğimiz harika suyumuz
Daha önce arka plandan görüntülediğim gürgen ağacının arılık olan hali,bütün bu zahmetli işler ayı saldırısı yüzünden ,o ağaca arılar çekilmiş ,çok zahmetli bir iş doğrusu.
kayalar bile çiçek açmış durumda ,hava koşulları uygun giderse olacak bu yıl galiba.
görülen komar çiçekleride kantarlı köyünden,bizim yerimiz yaklaşık 6 km. daha yukarıda.orda çiçek bu kadar açmamış henüz.
Tabii daha öncede belirttiğim gibi yabani karayemiş çiçekleride en az komar kadar önemli ve karayemişlerde bol çiçek sunmuş bizlere.
ve yaklaşık 1000m.rakımda bulunan yerimize şantiyemize vardık arıları indirir indirmez yorgunluk çayımızı yudumlarken
Düzenlemelerimizi yapmak için hummalı çalışmalar gün ışımasıyla birlikte yoğunlaşıyor.
Arılar yeni yerlerinde ama daha çok iş var.
Arılığın etrafını ayı girmesin diye brandayla sardık,bakalım ayılar bu işe ne diyecekler.
Arılığımın karşıdan görünümü ,yandada her türlü donanımlı şantiyemiz görülmekte.
ahmet ÖZDEMİR sarılı olan ve benim sevgili ergin abim,kendi arılarıyla.
şantiyeden başka bir resim.
Bunlarda benim arıların bir kısmı,buradaki ön bezler arıların aşırı yüklü geldikleri için kovana rahat çıkmaları için bir düzenek,çunku arılar bala girdiklerinde altına girdikleri yük burada çok ağır oluyor,hadı kolay gelsin.
yani kardenizliyiz bizdede karakovanın hası var işte.
kara kovanın içinden bir görüntü oğul olduğu için daha dolmadı henüz.

28 Nisan 2008 Pazartesi

HEMŞİN MACERAMIZ BAŞLADI

27 nisan pazar sabah saat 0530da çanağımızı ,çömleğimizi ve barakamızı arabamıza yükledik,istikamet hemşin kantarlı köyü yaklaşık 65 km. yolumuz var.
hemşin vadisindeilk köylerden birinin bir bölümü.
ve hemşin merkeze vardık buraya kadar yolumuz asfalttı ve 40 dakkada yolun 48 km.lik bölümünü gitmiş olduk. Hemşin rizenin en küçük ilçesidir,tarihçesi ise çok eskilere dayanmaktadır.
burdan sonraki asıl çileli yolumuz başlamaktadır ,17 kilometreyi takriben bir buçuk saatte katedecez.
Yolumuzun üzerindeki tarihi ahşap evleriyle ünlü hemşin köylerinden birinin bir bölümünü görmektesiniz.Yalnız ordaki beton evler bu ahenke hiç yakışmıyor doğrusu.
Bu arada yolun ufakta olsa bir bölümü beton asfalt yapılmış , keşke tamamını betonlasalarda bizimde yolumuz kısalsa.
gideceğimiz kantarlı köyünden bir önceki köy olan eski ismi zuğa köyü.
Hemşin vadisinde yeni uyanmakta olan doğanın o bakir halini seyretmekte insanı dinlendiriyor doğrus
bir başka enstantane.
Bizimde eski kültürlerimizden olan bazı yerlerde serender ,bizde ise ismi nayla olan bu tarihi yapı kaderine terkedilmiş durumda ,üzülüyorum çunki bunları inşa eden ustalar böyle çürümeye terk edileceklerini bilirlermiydi acaba.yazık.
o güzelim naylayı bizde kaderiyle baş başa bırakıp devam ediyoruz ve aşağı kantarlıya varıyoruz.
ilerlerken azda olsa komar açtığı dikkatımızı çekiyor.
Bu resmi tıklarsanız kantarlı köyündeki bir meslektaşımızın arılarını ayıdan korumak içinyaptığı arılığı göreceksiniz
Yolumuza devam ederken bir yandanda çiçeklenme durumunu gözetliyoruz,eğer arıları buraya getirseydik tam gelme zamanı buranın,oysa bizim yerimiz daha yukarda olduğu için buralar bizden bir hafta erken.resimde dağlarda en az komar kadar zengin bir bitki olan yabani karayemişin açmış olduğu görülmektedir,arıcılar bu karayemişleri takip eder çiçeklenme görüldümü arılarını buna göre dağa götürürler,eskiden beri böyledir.
Ve sonunda yukarı kantarlının bir mezrası,bundan sonra isanyerleşim merkezi yok.Artık 7 km.yolumuz kaldı.
bundan sonra her şey harika tabiata bırakılmış durumda ,birde orman işletmesi buraları harap etmese çok daha iyi olacaktır.Görmüş olduğunuz dereden rahatlıkla su içebilirsiniz.
insanlar yani bizim arıcılar ayılardan dolayı çeşitli alternatifler üretmekte,gördüğünüz gürgen ağacının arılık durumuna getirilmiş hali.
Nihayet arılarımızı koyacağımız yere sağ salim ulaştık,buraya sehpalarımızı ve şantiyemizi bu gün kurup uygun bir zamanda arıları buraya nakledeceğiz ve burada kalacağımız yaklaşık 40 gün boyunca burdan sizlerle inşallah çok güzel şeyleri paylaşacağız.
arka tarafta arıcı abimiz ve beraber arıcılık yaptığımız yaşar yağcının arılarını görmektesiniz Tüüüüh be her zaman dağa çıkarke mutlaka bir önemli materyali almayı unutuyorum,bu günde makinemin yedek pillerini almaya unutmuşum,şantiyemizin ve arıları koyacağımız yapılmış sehpaları görüntülüyemiyorum çok güzel bir ortam vardı,nasipse arılarıda getirince toplu resimlerini yayınlarız.