Bu Blogda Ara

7 Nisan 2009 Salı

NİHAYET İKİ GÜNDÜR HAVAMIZ İYİ

Maalesef arıcılığa hiç uygun olmayan havalar bir kaç günden beri biraz iyi yönde düzeldi diyebiliriz.Bu resim sabahleyin Çayeli'de çekildi bizim evin ordan,uzun zamandaır sahili esir alan sis perdesi dün ve bugün yerini biraz daha sıcak ve güneşli havaya bıraktı ama;meterolojik kaynaklar havanın 4 gün süreyle soğuk ve yağışlı olacağını göstermekte ne yapalım kısmet diyoruz.  Bana botanikçi diyenler birazda haklı olabilirler zira bizim bir meslekte (daha öncelerde yaptık)çiçekçilikti yani çiçekçilik kültürünü yetiştirmeden satışa kadar yaşamışız ve iyi çiçektende biraz anlarız.Şu an için çiçekçilik yönümüz hobi olarak devam etmekte,akrabalarımın büyük bir bölümü istanbul çiçek piyasasında tanınmış insanlar yaklaşık 50 yıldan beri benimde üyesi olduğum İSTANBUL ÇİÇEK ÜRETİCİLERİ KOOPERATİFİNİN aktif olarak yönetimini sürdürmekteler ,aynı zamanda çiçek mezatınında yöneticileri akrabamdır::)) Memleketimizde o kadar çeşit bitki ve çeşitli çiçekler varki biz ancak önümüze düşeni resmedip paylaşıyoruz.B u süper resimde 7 nisandan. Uzun süren sisli puslu havalar arılarda aşırı derecede neme neden oldu.bende arılarımın üzerlerini direk güneşe maruz kalacak şekilde örtü bezleri üzerlerinde olmak şartıyla bu şekilde güneşe bıraktım vede faydalı oldu diyebilirim. Tabii invert şurup işi biraz işimizi artırdı ama sonuç pozitif olunca zahmetede katlanalım artık . Benim arılarımdaki durumlar aşağı yukarı genelde bu gibi , yavru sahası az . Geçen yıla göre bizim mevsim bir ay geç olacağa benziyor çaylar daha kış uykusundan yeni uyanmaya başlamış. Benim köyümde tabiat ana bu durumda aslında şimdi normalde her taraf yemyeşil olmalıydı fakat dedikya bir ay geç kaldılar.
Bugün kısmetlı bir günümdü;arı kontrol ederken yakaladığım bu tabloyu hemen video olarak çektim,arıların bulunan nektarın yerini yönünü kaç kilometrede,birbirlerine danslarıyla anlattıklarını net bir şekilde görebiliyoruz,mutlaka izlemenizi öneriyorum.Bütün türkiye arıcılarına ve yurt dışında bulunan türk arıcı kardeşlerimize iyi bir sezon dileklerimle.

4 Nisan 2009 Cumartesi

HAYAT DEVAM EDİYOR

ZONGULDAK arı yetiştiricileri birliği başkanı SELAHATTİN GÜNEY'in göndermiş olduğu 20 adet akasya 50 adet yabani kiraz 20 adet ıhlamur ve 10 adet kestaneden oluşan kargo paketi gecikmeli olarak dün elime geçti bende hemen köklerini suya koyarak akşamdan sabaha beklettim, baya susamışlardı inşallah fidanlara zara görmemiş olsunla zira benim için çok değerlidir onlar .
Bu vesileyle eEREĞLİ  orman yetkililerine ,EXPRESS cargoya ,BİOHAYAT İLAÇ firmasına ve selahattin abiye sonsuz şükran ve teşekkürlerimi sunarım::)) Elime geçen fidanların fazlasını kendim diktim bir kısmınıda komşu arkadaşlara vermek süretiyle değerlendirdim. Akasyalardan birinin dikilmiş hali. Çalışmalarım esnasında yere düşüp felç olan arılara sıkça rastladım .Hava şartları hiç arılar için uygun gitmiyor diyebilirim bugün en fazla 10 derece oldu zaten 20 gündür gece ve gündüz sicaklığı 8-10 derece civarında .Ben tabii her bulduğum arıyı elimin arasına alıp ısıttım ve uçup gittiler bana kim bilir ne kadar teşekkür etmişlerdir. Etrafta çiçek olarak bolca çeşit olmasına rağmen arıların hava koşulları nedeniyle bu nimetlerden  hakkınca yararlandığını söyleyemeyiz doğrusu.
Ben de hava düzelene kadar traş olmamaya karar verdim.Havalar açınca ben de açacağım :)
Ayrıca şimdi daha iyi görüyorum bu gidişle sakallarımın hepsi beyazlayacak.
Sabahleyin güneş yüzünü bir ara gösterdi.Az da olsa arılar çiçekleri ziyarete etti, resimde de görüldüğü gibi arı bir lahana çiçeğinden nasibini almakta.
Geçen yıl bu tarihe göre çaylarımız da bir ay geçikmeli olarak tomurcuklandı.İçeceğimiz çaylar şu an bu vaziyette.
Gülümsüyor ama nafile.İlgisini çeken pek ziyaretçisi olmuyor, hava şartlarının olumsuluğu nedeniyle çok üşüyoruz.
Bu da bir başka enstantene.
Yabani çilek çiçeği.Arılar tarafından da ziyaret eden bir kır çiçeği olduğu da söylenebilir.
Komarlarımız da yavaş yavaş yüzünü göstermeye başladı.Ama elimizde kat atılmış bir tek arılı kovan bile yok.Bakıyorum geçen seneki Nisan 5 itibariyle arılarımın yarısı kat atılmış vaziyetteydi, hatta bir kısmı kata çıkıp yavru atmış durumdaydılar.Bu yıl aynı tarihe baktığımızda durumun çok vahim olduğu ne yazıkki ortada.En iyi arım dahi 6 çerçeveden ibaret.Kış salkımına girmişler arılar kümede.Ortalama en fazla arıda parça parça olmak şartıyla toplasak 3 çerçeveden fazla yavru yok.Arı biyolojisini düşünecek olursak havalar ne kadar iyi gitse de Mayıs'ın 8-10'unda arılarımın yetişmesi çok zor görünüyor.Mayısın 8-10'u demek sezonun başlangıcı demektir. Hava bir düzelse bu çiçeklerden bayağı nasipleneceğiz.Arılar güneşi kovluyor resmen.
Pavlonya etrafta geniş bir sahaya oldukça hoş ve etkili bir koku veriyor.Çiçeklenme süresi 2 Ay kadar sürüyor.Bol miktarda da nektar  içerdiğini tespit ettim.Hatta diyebilirim ki bir tek çiçeğe arı bir sorti yapsa karnını doldurup kovanına girebilir.Bu ağaçlar bundan 4-5 yıl öncesine kadar yoktu fakan son birkaç yılda oldukça revaçta.Herkes arazisine bolca dikiyor.Ben de 10 kadar daha fidan alıp dikmeyi düşünüyorum.İleride iyi sonuçlar alacağımızı düşünüyorum.
Ladin ağacının(gürgen) yaprak açmaya başlamış hali.Baharın geldiğini görüyoruz.
Başta söylediğim gibi etrafata ve çayırlarda boş yerlerde her türden çiçeğimiz bolca mevcut.Rizemizin endemik sümbül türlerinden bir çeşit.
Havanın soğuk veya sıcak olması bu bambuslara hiç almıyor.Onlar her şartta çiçekleri ziyaret etmekten çekinmiyor.Bu çiçeklere sadece bambus arılarının geldiğini gördüm bugün.Oysa hava şartları olumlu olmuş olsaydı çok daha farklı çalışkan arıları görmek mümkündü.
Orman gülü hazır durumda fakat başında 5dk bekledim tek bir arının geldiğini görmedim.
Arılarımdan bir grup.
Kaysılarda geçen seneki neşe yok bu yıl.Çok fazla çiçek açmalarına rağmen meyve verimi %10 randuman verdi.Hava şartlarının uygun olmaması onların da verimini etkilemiş sanırım.
Bu videoyu bugün saat 09.00 ile 10.30 arası havanın güneşlenmesi esnasında arıların bir anda coşkularını yansıtırken yakaladım.Ama bu coşku fazla sürmedi.Ardından şiddetli bir poyrazla sis sardı etrafı hava bir anda soğudu.Halbuki hava her gün böyle olmuş olsaydı nektar ve çiçek bol miktarda var.
Yukarıda yazdıklarım her ne kadar şikayet niteliğinde de olsa Taktir-i İlahi en güzelini tecelli eder hiç şüphesiz.Allah'ın verdiği her şeye sonsuz şükürler etmekle beraber ,güzel havaları da bizlere göstermesi için dua ediyoruz.

29 Mart 2009 Pazar

MUHSİN YAZICIOĞLU;ADAM GİBİ ADAM'DI

Değrli dostlarım;Yaklaşık 3 gün önce çok,çok elim bir kaza sonucu kaybettiğimiz,adam gibi adam gerçek bir müslüman ,tam bir milliyetçi,iyi bir anadolu çocuğu sayın MUHSİN YAZICIOĞLU'nu ve 5 arkadaşını kaybetmenin üzüntüsüyle bu yazımı ancak bu gün yayınlayabiliyorum.
 Rahmetlilere allah rahmet etsin,yakınlarına allahtan sabırlar ve tüm islam ve türk aleminin başı sağ olsun diyorum.Yazımın başlığını tıklarsanız yazıcıoğluyla ilgili çayelimizi 2008 yazında ziyaretiyle ilgili bir sunum ve kendi ağzından kaderini yazdığı o acıklı şiirini görebilirsiniz.Şahsen ben ağladım sizide ağlatır diye düşünüyorum:((

20 Mart 2009 Cuma

D.T.A.B. DÜNYA TÜRK ARICILAR BİRLİĞİ

Yaklaşık bir hafta önce kosovalı FATİH MARZEK kardeşimiz tarafındanoluşturulan ve bir hafta içerisinde 11 üyeye ulaşan DÜNYA TÜRK ARICILAR BİRLİĞİ blogu kısa zamanda iyi bir gelişim gösterdi ,diyeceğim şuki;blogcu arkadaşlarımıza bu blog'a yayın ve yazı yazabilmelerine açıktır katkı yapmak ve yazı ve resimlerini yayınlamak istiyenleri blogumuza bekleriz. dtab bloğuna şu adresten ulaşabilirsiniz:http://dturkab.blogspot.com

16 Mart 2009 Pazartesi

BU GÜN BİRLİK BAŞKANIMIZI ZİYARET ETTİK

RİZE arıcılar birlik başkanımız sayın FEVZİ CİVAOĞLU'na ziyarette bulunduk ,ziyaretteki konumuz;hemşindeki orman müdürlüğüne ait bölgedeki konaklamayla ilgili pürüzlerin durumu hakkındaydı,aldığımız bilgiler bizi son derece tatmin etti bundan sonra orman arazisinde arı konaklamada bize her türlü kolaylığın gösterileceğini sayın CİVAOĞLU bizlere ifade ettiler,emeği geçen herkesten allah razı olsun diyoruz ,sayın SELAHATTİN GÜNEY başkan bana konuyla ilgili referansı vermişti;ballı babayada teşekkürler ediyoruz.
RİZE birlik giriş kapısı . Birliğimiz çok güzel çalışmalar yapıyor burada modern baldolum ve  paketleme unitemizide geçenlerde hizmete açmıştık;Arıcılarımız ballarını isterlerse hijyenik ortamda ve tescilli RAB 53 markasıyla burada ambalaj giderlerini ödemek koşuluyla dolumunu markalı olarak yaptırabilecekler. Bu gün 16 mart; akşam üstü yürüyüşümü hep sahil yürüyüş parkurunda yaparım ve bu akşam üstü hava oğlene kadar yağdı ve şimdi çok harika bir şekilde açtı yarın hava güzel olacaktır ben aynen erkenden köyün yolunu tutma planımı yürürken yapmış durumdayım. Güzelim güneşin batarken görüntüsünü ÇAYELİ sahilinden aldım. Evet yarın benim bayramım olacak hava çok harika.

11 Mart 2009 Çarşamba

HAVASINDANMI,SUYUNDANMI

Yapılan araştırmalar, Karadeniz'de yaşayanların diğer bölgelere oranla 5 yıl fazla yaşadığını belirledi.
Akdeniz Üniversitesi Fen Edebiyat Fakültesi Gerontoloji Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Dr. İsmail Tufan, ülke genelinde 7 bölgede gerçekleştirdikleri 'Gerontoloji (Yaşlılığı her boyutuyla ele alan uygulamalı bilim dalı) Atlası' çalışması kapsamında Türk erkeğinin ortalama ömrünün 64, kadınların ise 68 olarak belirlendiğini, ancak Karadeniz'de yaşayanların bu ortalamadan 5 yıl daha fazla yaşam sürdürdüğünü belirlediklerini kaydetti. Çalışmalar esnasında Karadeniz'deki insanların daha fazla yaşadıklarını tespit ettiklerini söyleyen Tufan, "Karadeniz'de kadınlar erkeklere göre biraz daha uzun yaşıyor. Karadenizlinin ortalama yaşamı, Türkiye koşullarının 5 yıl üzerinde. Karadeniz'deki uzun yaşamın sırrı, koşulların fizyolojik etkilerinden dolayı bedensel aktivitenin daha fazla işlev kazanmasından kaynaklanıyor. Türkiye'de en kısa yaşayan insanlar ise Doğu ve Güneydoğu Anadolu Bölgesi'nde. Verilere göre ekonomik durumu iyi olan yaşlıların büyük bir bölümü Ege ve Akdeniz sahillerinde yaşıyor. 9 milyon yaşlının 4.5 milyonu Ege ve Akdeniz sahillerinde ikamet ediyor" dedi.

10 Mart 2009 Salı

HAYİRLİSİYLE YENİ SEZONU AÇTIK

Bugün 10 mart 2009 ve nihayet sezonu açtık diyorum;arılarımızın tamamını kontrol ettik ve ilk sivi beslememizi yaptık.41 arılı kovanımızın maalesef 4 adedi ana kaybettiği için yanındakiyle birleştirildi.Resimdeki anamız 2008 yılı Gürcistanın maçahel sınırındaki yakın bir köyde arıcılık yapan ve zaman zaman Çayeli'ne gelen birisinden özel olarak getirtiğim 4 anadan biri ve çok güzel bir gelişim gösteriyor bu arılarda kafkas olmalı diye düşünüyorum tam bir fikir sahibi olmamız için bir sezon beklemeliyiz ve sezon sonu sonuçlarını sizlerle paylaşırız. 
Kontrollerde birkaç işi aynı anda yürüttük ,arılarımızda sadece bir kovanda bir adet varoa görmemize rağmen hepsini daha önce yapmadığımız bir ilaçlamayla ,yani başka bir ilaçla ilaçladık. Evet basit bir yöntekmle verilen şurup kolayca ve kısa sürede arılar tarafından alınmış durumda ,ben ilk kez arılarıma yem verdim bu gün kek filan bana saçmalık olarak geldiği için vermiyorum ,ve diyorumki işte benim kekim katı şurup. Ortalama olarak bu kilitli poşetlere arısına göre 1-2 litre koyu invert edilmiş şurup doldurup ağzını kilitliyoruz. Ve kovanımızı açıyoruz körüğümüzle poşetin alt tarafında arı kalmamasını sağlıyoruz ,poşeti çerçevelerin üzerine yayıyoruz.Son olarakda bu poşetleri 3-4 yerinden alttan çıkacak şekilde delmemiz yeterli oluyor. bu kilitli poşetler daha kullanışlıoluyor ama kilitlemeden önce içerisinde hava kalmamasına dikkat etmemiz gerekiyor ve poşetler 3 litreye kadar şurup alabiliyor ilerki tarihlerde dozu artırınca her seferinde dolu poşetlerle 3 er litre şurubu rahatlıkla verebiliriz. Bu günde Rizede hava süperdi sıcak ve güneşli:Karayemişler açmaya başladı arılar bu ağacın çiçeğini çok sever . Buda benim rasgele doğadan çektiğim çiçekler. Kaysi ağacı. not:Resimlerimizi cep telefonuyla çektik kalitesi biraz bozuk olabilir.