Bu Blogda Ara

29 Ekim 2009 Perşembe

DEVŞİRME YOLUYLA YAPTIĞIMIZ SÜNNİ OĞULLAR VE NEKTAR KAYNAKLARI

Bu sene arıcılık verim yönünden vasat olsada,Erzurum dönüşü eylül başı arılarımız inanılmaz güçlüydüler15 çerçeveden az olan arımız yoktu desek yeridir.Hal böyle olunca verimsiz geçen sezonun verimliliğini artırmak için devşirme üsülü sünni oğul elde ettik 15 adet nasıl olsa martta arı satmak çok kolay o zaman bahar masraflarıda çıkar,çocukların okul masraflarınadakatkı olur. Resmini gördüğünüz bu bölmelerden biri ,tabii bu arada boş kovanlarımızda kalmadığı anda bu resimdeki ballığın geçici olarak kovana dönüştümüş hali.Resimde ayrıca polen akışının ve arıların getirdiği polenlerin büyüklüğü dikkat çekici.::))
Nasılmı 45 arıdan geriside hiç eksilmeden 15 adet tabanca gibi yeni koloni oluşturduk?
Şöyleki;Her koloniden ikişer çıta arı alındı ,tabii 3 arıdan ikişer çıta alp bir adet arı oluşturuldu.Güçlü arıdan iki çıta arı alsanız hiç gücünden bir şey kaybetmiyor,6 çita devşirme koloniyi hepsinin yabancı olduğu bir kovana alıyoruz o zaman birbirine takılmıyorlar,tabii her ihtimale karşı parfümde uygulanıyor,ve son olarakda yeni döllenmiş ana arıyı koyup bu şekilde işi tamamladık.Havalarında çok olumlu olması arıların iki sefer yavrulamasını getirdi ,koloniler gelecek yılın elit kolonileri olacağına inanıyoruz.
Arkalarını karadenize vermiş olan sünni arılarımıız.
Ben böldüklerimi köyden alıp sahildeki liman köy mevkiindeki bu yere koydum.Burası bu mevsimde yeni dünya çiçekleriyle dolu etrafta arı hiç yok,tabii arılarda nektar ve polen sıkıntısı yaşamıyor.
Yeni dünya ağaçları 10 gün önce açmaya başladı yaklaşık 20 gün daha çiçek olacak gibi.
Belkide bu ağaçlar hiç vermediği kadar kaliteli meyve verecektir,arıların önemini görecez döllenme açısından,nasip olursa meyvelerinide paylaşırız.
Çiçek her zaman çiçek gibidir.
Gül ise her zaman öne çıkmakta.

23 Ekim 2009 Cuma

YÜKSEKLERDEKİ KARAKOVANLAR VE SARMAŞIK ÇİÇEKLERİ

Karakovan arıcılığı RİZE'de sanırım kitabı yazılacak kadar bir tarihçeye sahiptir.Yüzyıllardır geleneksel olarak kuşaktan kuşağa aktarılarak gelmiştir.Resimde görüldüğü gibi karakovanlar boş olarak gürgen ve çam ağaçlarının yüksek genelde ikibölümün arasına çekilip,düzenek sağlanıp içerisine oğul gelmesi beklenir,yöremizde oğul çok kıymetlidir,kovanına bir oğul geldiğini gören arıcılarımız bir şarjör dolusu mermiyi çoşkuyla havaya atmakta olanlar var olduğu bilinmekte.aslında karakovan arıcılığı yöremizde tamamen amtör bir spor branşı olarakta söylenebilir,atmacacılık gibi.çok büyük bir tutku.
 Resmi tıklarsanız orjinal bir karakovan göreceksiniz.Bu kovanlar genelde ıhlamur ağacından içerisi çıkarılarak yapılır,çapları ise 35cm. ile 150cm. arasında değişmekte,iyi bir boş karakovanın fiyatı 400tl.ye kadar etmekte.Bunlar tam orjinal karakovan,çakma karakovana benzemez.
Bu güzelim hastalık karakovan arıcılığı bu günlerde büyük bir darbe yemiş durumda ,maalesef bu günlerde bu kültür yok olma tehlikesiyle karşı karşıya gelmiş durumda.Tabii çok zor olduğuda bir gerçek iyi bir tırmanıcı olmazsanız yani kocaman ağaçlara çıkamıyorsanız bu işi yapamazssınız.
Burada nasip olursa bize gelecek sene nimet sunacak komar çiçek goncası
Bu mevsimde sarmaşıklarla arılar adeta sarmaş dolaş,arılarımıza iyi nektar ve polen kaynağı olmaktalar.
Bu araya bir güzel paylaşım olsun,AYDER yoresinde iki gün önce görüntüledim.
Bu günlerde sahilden yaylalara kadar heryerde bol miktarda sarmaşık çiçekli bir şekilde mevcüt.

14 Ekim 2009 Çarşamba

''ANADOLU İNSANI''

27eylül'de iki kızımın eğitimleri için Ankara'ya gitmiştik ( GAZİ ÜNİVERSİTESİ GÖLBAŞI TİCARET VE TTURİZM EĞİTİM FAKÜLTESİ )üç gün kadar çocuklarla beraber kalıp eşim ben ve oğlum ziyayla beraber Ankara samsun yoluyla memlekete dönüş yolundaydık:Yol boyunca arabamızın bagajı aldığınca ilgimizi çeken tarim ürünlerini almaya çalıştık.tahminen samsuna doğru çoruma 40 km kala yol kenarında taze mısır kasaları görünce hanım alalım dedi ,bizde emre itaat ederek ani bir frenle durduk.Ama kimse yoktu sesli bir şekilde bağırdık "kimse yokmu"tam ümidi kesmiştik'ki alttan bir delikanlı "abi buyrun semaverde çayı şimdi açtık"ne dediysek dinletemedik çok israr edince n'palım mecburen tarlaya küçük bir bayırdan inip bu bize tarlasını ve gönlünü açan delikanlıylatanıştık sanki akrabaydık.bir anda dedesi ,kardeşi ve kızkardeşiyle beraber mısır hasadı yaparken bizi samimi bir şekilde ağırladılar,bu işte benim ilgimi çeken ben son zamanlarda doğu ve içanadoluyu boydan boya gezdim ,doğuda bu kadar sıcak alaka görmedik onlar sana nasıl kazık atarımın peşindeler,oysa anadolum insanı bambaşka bir insan,YASİN UZAN kardeşimle şimdi telefonlada görüşüyoruz,samimi sıcak bir dosluk oluştu ben insana değer verdiğim için insandanda anlarım,teşekkürler yasin kardeş.
81yaşındaki dede çocuklarla her türlü tarla işlerinde çalışmaya devam ettiğini ve sihhatınında çok iyi olduğunu söyleyince,insan "çalışan demir pas tutmaz"atasözünün ne kadar yerinde bir örnek oluşturduğunu daha iyi anlıyor.
Yasin bize mısırların en iyilerini seçerek toplattı .
Armutlar çok süperdi keşke yakın zamanda bir daha gidebilsem meyveler çok orjinaldı.
Hepside organik ve dalından taze olarak toplandı.
Armutlar okadar çok meyve vermişki dallar tartmamış.
En güzelide dalından ağaca tırmanmadın toplaması.Oysa bizim memleketteki meyve ağaçları çok büyüdüğünden toplaması çok daha meşakkatlı.
Ziya torbaları doldurdu.
Şu güzelliğe bakarmısınız.::))
Oradan ayrıldıktan sonra kavun bal kabağı ve resmini gördüğünüz bu kabakvari karpuzuda ladık.Bu ilginç karpuzu merakımızdan aldık tadı kabak gibi,yani pişmemiş kabağa benziyor bizim için bigr tecrübe olsun,tavsiye etmem.
Bagajı hınca hınç doldurduk,hepsinden önemlisi yasin gibi bir dostu bedavaya kazanmışolduk,mütevazi duruşuyla bize gönlünü ve tarlasını açtı,kendisine teşekkür ediyoruz.BU ÜRÜNLERDEN BİZDEN HİÇ BİR ŞEKİLDE PARADA ALMAK İSTEMEDİ AMA BUNUN İMKANSIZ OLDUĞUNU VE EMEĞİNİN KARŞILIĞINIDA BİZ KENDİMİZ HESAPLAYIP ZORLA KENDİSİNE VERDİK.Sonuç olarak insanıyla doğasıyla bir başkadır benim memleketim.

5 Ekim 2009 Pazartesi

KARNİYOL ARILARIMIZ VE SON MEMLEKET MANZARALARI



Sevgili dostum ALİ TÜRK'ten almış olduğum karniyol gebze f1 'i ana arılarımızın şu an için durumları tahmin ettiğim gibi süper görünüyor,çıkmış olan genç arılarda pek melezlenmemiş gibi ,yani arıların ırkı kafkas arısının biraz doğurgan tipi olduğunu düşünüyorum.Bu analar aynı şartlarda kafkas ana olsaydı bir yavrudan sonra bu mevsimde riske girmez,yani yavruyu keserlerdi,oysaki resimde net bir biçimde görülüyor ikinci yavrular atılmış durumda.


Burda genç kızlarımızdan birini görmektesiniz ; bu ırkın bizim karadenizde iş yapacağına inanıyorum,asıl deneme sonuçlarımızı gelecek sezon içindie alacağı,tüm sonuçları yeri geldiğinde buradan paylaşacağız kısmet olursaRizede yavaş yavaş sonbahara giriyoruz,Bu günlerde RİZE ve karadeniz genelinde çok güzel bir hava hüküm sürmekte.Karadeniz bu günlerde oldukça durgun . masmavi.Sakın isteyen olmasın bu harika hayvan hiç bir şekilde sahip değiştirmiyecektir,o bizim maskotumuz durumunda bu günlerde .Cazı dağından ÇAYELİ'nin çay filizleriyle bütünleşmiş harika bir görüntüsü.Bu resim AHMET ARICI tarafından görüntülenmiştir.Özellikle doğukaradenizde atmacacılık bir tutku ,bir hastalık gibidir ,çok koyu heveslileri vardır.Bu işe gönül verenlere saygı duyarak limanköy çayeli'nden bir amcamızı güzel atmacasıyla görüyorsunuz:)RİZE/ÇAYELİnin çeşitli görüntüleri.

5 Eylül 2009 Cumartesi

ARILARDAKİ DEĞİŞİM

Posted by Picasa


Bal arılarının değişen çevre şartları, çevre kirliliği, radyasyon, bazı kimyasal ilaç ve kimyasal maddeler ve genleri değiştirilmiş mısır şerbeti ile beslenmeleri sonucu genetik değişime (mutasyon) uğradıkları bildirildi.






Erciyes Üniversitesi Safiye Çıkrıkçıoğlu Meslek Yüksek Okulu Öğretim Üyesi Doç. Dr. Sibel Silici, AA muhabirine yaptığı açıklamada, bazı kovanlarda mutasyona uğramış arıların bulunduğunun gözlemlendiğini, bu tür gözlemlerin etti. Bal arılarının sosyal bir böcek olduğunu, koloni yaşamında bir ana arı, binlerce işçi arı ve yüzlerce erkek arının bulunduğunu anlatan Doç. Dr. Silici, erkek arıların değişime uğramalarının, ''doğa ve çevre açısından bir alarm'' olarak değerlendirilmesi gerektiğine dikkat çekerek şunları söyledi:






''Mutasyon, canlının genetik yapısında meydana gelen değişmelerdir. Bireyin kalıtsal özelliklerinin ortaya çıkmasını sağlayan genetik şifre herhangi bir nedenden dolayı (X ışını, radyasyon, ultraviyole, bazı ilaç ve kimyasal maddeler, ani sıcaklık değişimleri) bozulabilir. Bu durumda DNA'nın sentezlediği protein veya enzim Mutasyonlar kendiliğinden ya da uyarılmış olarak oluşabilir. Mutasyonun en önemli sonuçlarından biri, bir sonraki kuşağa farklı genetik özellikler aktarılmasına neden olmasıdır. Bu ise farklı fiziksel özelliklere sahip arı bireylerin üremesidir.''






-SARI RENKLİ BİLEŞİK GÖZLÜ ARI-






Kayseri'nin Bünyan ilçesinde arıcılık yapan İsmail Ulusoy'un kendisine mutasyona uğramış, sarı gözlü erkek arılar getirdiğini anlatan Doç Dr. Sibel Silici, bal arılarında erkeklerin göz renginin siyah, mutasyona uğrayan arıların göz renginin ise sarı, pembe ve krem renkli olabildiğini belirterek şu bilgileri verdi:






''Mutasyona uğrayan arılar, gözleri görmediği ve bazı organları iyi gelişmediği için bir süre sonra beslenemeyip ölürler. Kanat yapıları ve vücut yapıları farklıdır. Kördürler, uçamazlar ve iyi beslenemedikleri için ölürler. Arılarda mutasyon sık gözlemlenirse önemli bir sorun var demektir. Arıların yok olmasıyla da ilişikli olarak, bu tür problemleri, radyasyon, küresel ısınma, zararlı tarım ilaçları ve genetiği değiştirilmiş gıda ve mısır şurubu gibi besinler ile ilişiklendirebiliriz. Özellikle genetiği değiştirilmiş mısırdan yapılan şerbetlerin arıların değişime uğramasında etkili olabileceğini düşünüyorum. ''






Doç. Dr. Silici ''Çevremizde olup bitenleri anlayabilmemiz için bal arıları çok iyi bir biyomarkördür (biyolojik işaret). Arılarla ilişkili olan insanların, olayları takip etmesi, önlemlerin alınması açısından önemli olacaktır. Einstein (Bal arıları yok olduktan 4 yıl sonra insanlık biter) diyerek yılLar önce bu tehlikeye dikkat çekmiştir'' diye konuştu.bozulur. Böylece canlının, proteinden dolayı yapısı, enzimlerinden dolayı metabolizması değişebilir.



19 Ağustos 2009 Çarşamba

BİZDE F1 KARNİOL'LARIMIZA KAVUŞTUK

Sevgili dostumALİ TÜR'ün gönderdiği 4 adet karniol f1 ana arılarımızı bugün teslim aldık . Bakalım karadenizde nasıl sonuç alacağız ben bu ırktan bölgemizde verimli olacağı konusunda büyük ümitler taşımaktayım,hayırlısı bekleyelim görelim sonuçları hep birlikte paylaşacağız tabiiki. Bu arada ali kardeşim;emeğine ve ilgine teşekkürler.

28 Temmuz 2009 Salı

DOLU YAĞIŞI VE SONUCU

Geçtiğimiz günlerde ERZURUM'da bulunan arılığımız lokal dolu yağışlarına mahsur kaldı.doludan bayaa bir zarar gördük ,arıların mevcudu etkilendiği gibi açmışolan çiçekleride yerle bir etti diyebilirim.nediyebilirizki;TAKTİR ALLAHINDIR.
Posted by Picasa

13 Temmuz 2009 Pazartesi

HADI GEL ERZURUMA GEL

Sevgili gönüldaşlarımız;İşlerimizin yoğunluğu ,birde bizim ihmallığımızdan dolayı uzun süre bloğumuzu güncelleme fırsatı bulamadık.Ne mi oldu bu arada çok şey oldu .Biz arılarımızı HEMŞİN'den sezonu bitirip ve hattaa sağım yapıp son durağımız olan ve ikinci bir baharı yaşayacağımız ERZURUM ılıca kapılı köyüne gelmiş durumdayız buraya yerleşimtarihi temmuzun 4'ündeydi,resimde bizim kapılı köyünün arılıktan görünüşü. Flora fena sayılmaz fakat aşırı bir yağış var ,her gün öğlenden sonra yağmur oluyor bu durum arıların çalışması için uygun değil bundan sora hiç yağmasa daha iyi olacak zaten otlar uzamış durumdalar.