Bu Blogda Ara

7 Şubat 2011 Pazartesi

PAZAR GÜNÜ ZİYARETİMİZ

Geçen sene kaybettiğimiz emekli öğretmen rahmetli şezai acar hocamızın oğlu diş hekimi dr.Arif ACAR kendisini Rize pazardaki mekanında ziyaret ettik,bizi ailece ağırladı. Arif bey bu işe inanırmısınız Nisan 2010 tarihinden sonra başlamış,nasılmı,babası rahmetli olunca babasına olan sevgisini ve onun hatırası nı yaşatmak amacıyla bu işe başlamış,ama ne başlama ,yani kendi anlatımına göre 1.5 yıl önce arıcılıkla ilgili hiç bir şey bilmiyordu sadece babadan eve gelen ballar v.s hoş beş hemen arıların bulunduğu mekana gidiyoruz.Mekan derken bu arılar dünyanın en şanslı arıları sanki villada yaşıyorlar:) Doktor arkadaşımızın bakışına bir bakarmısınız?bu bakış var ya tam bir aşk bakkışı olsa gerek başka söze gerek yok. Arif bey arıcılığını tam bir jet hızıyla geliştiriken bir taraftanda her türlü donanımıda kullanmakta,arkada yaptığı arılara ait villa diyelimburda arka planda malzeme dolapları her şey çok güzel. 1.5 senede sen arıcılığı bütün kurallarıyla öğreneceksin birde ana üretiminide kusursuz yapacaksın,ne diyelim tebrikler.Bu resimde ocak ayında bir ana çıkartıp dollettiğini söyledi işte bu kutuda. Sen ocakta ana döllersin maşallah güzelim nede güzel yumurtlamış,Arif kardeşim bir kez daha tebrikler. Arılığın konumu son derece uygun,arka siper ruzgar almaz ön plandada bir tepe gibi çıkıntı var arıların bakış yönü kıble istikameti.Hava ruzgarlı ve soğuktu ama bir arı gösterecem sana dedi ve bakalım dedik. Maşallah ayın şubat 6 sı az zaman sonra bu arı yavrulamaya başlar toplamda 8 çıtada salkımda maşallah... Ben bu işle yıllardır haşır neşirim binin üzeri arıcı tanıdım fakat Arif bey gibi bu işe gönül veren bir arıcı daha tanımadım,arılıkta ve çalıştığı ardıyede olsun her türlü ekipman ve malzemeler tamamlanmış birde bunlar dolaplar monte edilip güzel bir düzen içerisinde olması bir işe verilen önemin anlatımı olsa gerek:) ha şunuda belirtelim bu şekilde arıcılık yapmanın tabiiki yüksek bir maliyeti vardır. Rize'li değilmi karakovansız olmaz en üst köşede yerini almış. Arıların sarayında ayak üstü çok hoş sohbet ettik,Arif bana bir bilgi almak için telefon açar sorardı,bende dilim döndüğü bildiğim şeyleri en anlaşılır biçimde kendisine aktarırdım,bunlar 1-2 senedir oluyordu kendisini tam usta bir arıcı olarak karşımda görmem beni o kadar mutlu ettiki inanırmısınız bazı konularda kendisinin benden de ileri olduğunu söyleyebilirim. Şu anda kutularda 4 adet ana arıyı kışlatıyor tabiiki her arıcının bu gibi stepne analara ihtiyacı mutlaka vardır ama soruyorum usta arıcılarımızın kaçında böyle bir düşünce var. Aslında biz arif beye saat 14.00 da gittik ve akşam 22-00 da ayrıldık bu arada ikramlar muhabbetler oldu ama hepsini yayınlasak bu iş çok uzar bizleri en samimi bir şekilde ağırladığı için hekim kardeşimize teşekkür ediyoruz. Arılığın önünden görünüş. Ne diyelim arılık sarayı maşallah... Bahçede her türlü narenciye mevcüt. Bu yedi veren limon bir tarafta olgun limon yanında çiçeği. Aslında biraz toplayacaktım bu portakallardan ama unuttuk nedense.ama madalinalardan baya yedik çok lezzetliydi. Bu ağaca şeker ağacı diyorlar bizim Çayeli'de bizde bu ağaçtan yok çok iyi çiçek açıyor ve arılar çok seviyor,resimde görünen şeker ağacının meyvesi biraz tattık şekerimsi ve yumuşak kıvamda ,bu ağaçtan fidan alıp dikeceğim. DR.Arif beyin arılığının karşıdan görünümü. Daha uzak plan. Arifin 5 katlı mustakil evinin en alt katını hem ardiye hem arıcılık malzeme ekipmanlarının muhafazası hemde rahat ve geniş çalışma ortamı olarak kullunmakta.şöminede aynı yerde arkada birde mutfak var,şöminede çok güzel ısındık iki demlik çayıda götürdük aslında burda 5 kişiydik ama dedense bütün bir resim çekmedik dalgınlık diyelim. Arif amcası emekli orman şefi Recai ACAR sırtını ısıtıyor:) Arif bey bu kara kovanları yaza arılandıracağını söyledi. Son olarakda peteklerin muhafaza edilişini gösterelim önce naylonlanmış derin dondurucuda bekletilmiş ve bütün ağ kurdu yumurtaları öldürülmüş naylonla muhafaza edildiğindede bir daha bu kelebekler içerisine girmediği sürece bu iş hallolmuş oluyor.
Ben Arif beyi gönülden bu işi yapan ve leb demeden leblebiyi anlayan zekada ve az zamanda çok yol alan bir arıcı kardeşimiz olarak gördüm,bundan sonraki süreçte arıcılıkla ilgili ,bölgesel güzel bir çalışmanın içerisnde olacağını duydum bu beni heyecanlandırdı,benimde yapılacak çalışmlarda tüm enerjimle yanında olacağımı söyledim ve bu ne tip bir çalışma olacağını zamanı gelince buradan paylaşırız diyor ,Arif beye ve eşine bizleri sıcak ve muhabbetle ağırladığı için teşekkürlerimizi sunuyoruz.

1 Şubat 2011 Salı

Rize'ye kış geldi sonunda:)

Bu sene kış kışlığını yapmadı derken bir haftadır soğuyan hava ve yağışın ardından bu gün(1şubat2011)yoğun kar yağışı tüm güzelliğiyle bizlere kendini sevdirdi:) Çayeli merkezden bir görüntü. Bizim köyde önceki yıllarda yapılan sondaj çalışmalarından sonra tespit edilen bakır madeni için düğmeye basıldı,resmini gördüğünüz dağdaki yol madenin olduğu bölgeye gidiyor ve yapımını bitirdiler,buda köyümüz için yeni bir isdihdam kaynağı doğurur inşallah. Dün köye gittiğimde çektiğim resim,foto benim köydeki evim dün kar yeni başlamıştır şimid oralarad 35 cm kar kalınlığı var. Bugün sabahleyin arabayla biraz dolaştım çok süper bir kar yağışı halen devam etmektedir.Çekinilecek tek şeyin yarın için sıcaklığın bir anda -3 dereceye düşecek olması.

26 Ocak 2011 Çarşamba

ARI BAKIMI.

İstanbul seyahatımızdan gribal enfeksiyonla birlikte Rizeye geldik burda havalar İstanbula göre çok daha yumuşak ve ruzgarsız 24 ocak günü(dün)sahile yakın olan arılığımı kontrol amaçlı bir ziyaret ettim,hava çok sıcaktı iç kontroluda yaptım,arılar genel olarak iyi azda olsa yavru var arı mevcudu olarak iyiler.zaten şunun şurasında marta ne kaldı dersek bu arıların önü açık gibgi.
Polen gelişi güzel hatta arılarda polan stoklanmış durumda buda ananın günlerin uzamasıyla beraber yavru atma içgüdüsünüde harekete geçirecektir. pril,pril baharı aratmayacak güzel bir hava ortamı olunca arılarda bunun tadını çıkartmazlarmı!?uçuşlar güzeldi. Gül her zaman gül gibidir,arılığımın yanıda açan bir gül. Bilmiyorum türkiyenin diğer yerlerinde ballı baba açmışmı ama burda arıları morartmayada başlamışlar. Harika bir karadeniz resmi isteyen masa üstü yapabilir çayeli çimento tesisleri yanı5. Yine arılarımın olduğu yerden çayelinin doğu tarafından bir kısım asıl şehir gözükmememkte. Bu sonbaharda havalar çok iyi gitmişti,arılarımın yeni dünya çıçeklerinden çok iyi faydalandıklarını gözlemlemiştim,şimdi arıların bu meyvelere neler kattıklarını meyvelerin olgunlaşmaya başlamasıyla daha net bir şekilde ortaya çıkmakta.hiç olmadığı kadar meyve vermiş durumdalar. bir ay önce doğmuş buzağı yengemin. Bu resime bakınca ilginç olan portakalın mayısta çiçek açması gerekirken şimdiden çiçek açması ilginç.

24 Ocak 2011 Pazartesi

GÜZEL BİR BULUŞMA:

Özel bir program gereği 15 gün İstanbul'daydık,.Benim istanbulda olduğumu Asım abi biliyordu,randevüleşip sevgili Yusuf şimşak'ı ziyaret etmeye karar verdik.programlı işlerimiz vardı fakat yusuf bizi beklediğini bilmemiz bizi oraya götürmeye yetti.(Resimdekiler:Soldan sağa;Mete AKDEMİR,
Yusuf ŞİMŞAK,Salih ARICI, Asım KADIOĞLU, ve Yusufu'un kardeşi;Selim ŞİMŞAK.) Saat 13.00 gibi Asım abiyle Ümraniyede buluşup Yusufun ofisinin yolunu tuttuk,sohbet cok güzeldi,çok güzel sosyal bir ortam oluşturduk ve 6 saat orda kaldık zamanın nasıl geçtigini anlayamadık.Her şey için ve özellikle sıcak karşılanmadan dolayı teşekkür ediyorum.
Resimdeki Mete AKDEMİR ile
ben burda tanıştım ve bir anda yıllardır tanışıyoruz gibi olduk,Mete abi anladığım kadarıyla hepimizden daha kordineli bir arıcı,ben bunu rahatlıkla söylüyorum kendisinden öğrendiğim şeyler oldu iyiki tanışmışız bundan sonrada fikirlerine rahatlıkla ihtiyaç duydukca baş vuracağım bir arıcı abimiz daha oldu.
Son olarak ;ben pazartesine kadar kalıp beraber şileye gidecektik aema ani bastıran grip beni yatağa düşürdü ,3 gündür Rize'deyim iki günde burda dinlendik ama hala atamadık,diyorum İstanbuldan GRİP GETİRDİM ALAN YOKMU kimse almıyor . Aslında grip olmasaydım 3 gün boştum tanıdık bütün arıcı arkadaşları ziyaret edecektim fakat kısmet diyelim,Martta yine istanbuldayım o zamana bırakalım bu ziyaretleri diyerek bütün arıcı dostlarımıza selam ve saygılarımızı gönderiyoruz:)

26 Aralık 2010 Pazar

ARILARIMIZI NE ZAMAN SIKIŞTIRMALIYIZ!!?

Değerli arıcı dostlar;
Arı kolonilerinin geç sonbaharda (kışa girerken)arısız çerçeveleri alınıp bölme tahtası veya strafor vb. malzemelerle sıkıştırılması ne zaman yapılmalı!?
Ben kendi kişisel tecrübemi burdan belirteyim bu konuda farklı görüşlere saygılı kalarak.
İnternet ortamında arıcılığımızı dahada geliştirip yeni uygulamalarıda hep yaptığımız gibi arıların sıkıştırılma işini bizde 4 senedir yapmaktaydık.Fakat bizim bulunduğumuz yörede arılar salkım yapma ortamını bulamazken bizler arıları sıkıştırıp hep aktif kalmalarını sağlamaktayız , Ben bu sene arılarımı hiç sıkıştırmadan içerlerindeki boş çerçeveleri alıp arılı çerçeveler kalacak şekilde hatta uçuş gözlerinide ardına kadar açık olacak bir şekilde kışa soktum .Arıların daha iyi bir kış uykusuna girdiğine şahit oldum ,gerçi Rize'de daha kış gelmesede bu önlemi almamız çok isabetli olduğunu söyleyebilirim.üzerlerinde pamuklu kot bezinden başka bir şey uygulamadım.
peki arılarımızı ne zaman sıkıştıracağız ?? yine benim kişisel fikrim mart başı arıların uyanmaya başladığı yavrulamanın aktif olduğu zamanda arılarımı olabildiği kadar sıkıştırmayı düşünüyorum,aynı zamanda teşfiklemeyle beraber .Benim sıkıştırma takvimim bu arıcılarımızın bu konuyu dikkate alması dileklerimle.
KONUYLA İLGİLİ FİKİR YORUMLARINIZIDA BEKLİYORUZ.(yukardaki resim 2007 yılında ağustos ayında çekilmiştir ikinci ballıktan)

18 Aralık 2010 Cumartesi

HIZ KESMEDEN,18 ARALIK 2010

Bugün itibariyle Rize'de öğle saatlerine kadar yazı aratmamaktaydı! Bir türlü mevsimsel şartlar buralarda oluşmadığından görülmemiş bir şekilde tabiatta bir yanılgı ortamı doğurmakta ve bitkiler aldanabilmekte!. Arılar birer ikişer ziyaret ediyordu. Bu çiçekler çok yıllık yaprak dökmeyen gardenyagillerden bir bitki;Ben bu çiçeğin geçen yıl ocak sonu gibi bir resmini yayınlamıştım,o tarihtede bugünki gibiydi,yani bir ay daha erken açması normal değildir herhalde,resmin arka planında bırakın yamaçlarımızı dağlarımız dahi kar görmedi. Yine normal şartlarda şubat sonu mart başlarında açması gereken mimoza'lardada bir canlanma söz konusu ,bu gidişle 10 sonra sapsarı resimlerini izleriz hep birlikte. Ben bu sene arılarımı sıkıştırma işini şubat sonuna bıraktım,erken sıkıştırmanın zarardan başka bir şeyini görmedim,arıları sıkıştırdıkça bizim coğorafyada salkım olayı olmuyor arılar aktif oldukları için baya bir kayıp yaşadıklarını tespit ettim.Bence ülkemizde erken sıkıştırmanın karasal iklim olan bölgelerde yapılması ,bizim gibi sahil ve iklimi yumuşak olan bölgelerde arıları mart başı sıkıştırmalıyız diye düşünüyorum.Hatta ben ballıklarının tamamını bu gün aldım üzerlerinden. Ben çalışırken bana durmadan kur yapıp durdu,hayvanlarada çok sevgim var.:)) Bir anda öğlen saatleriydi mütiş bir fırtına ve sağnak yağış oldu,yağmur yağması iyi oldu uzun zamandır bir kuraklık sözkonusuydu. Bu resimler bugün çekildi arılar çay çiçeğinden polen çekebiliyor ama bazan açık renktede polen geldiği oluyor. Genelde arılar çalışmıyor fakat bir kaç kolonimde baharı aratmayan bir durum söz konusu. Kontroller sonunda 5 kolonide bal stoklarında azalma gördük ve sıcaklık zaten 20 li derecelerde vede bir hafta dahada bu aralıklarda olması koyu invert şurup verilmesinde hiç bir sakınca görmeden 15 kg kadar şurup yaptık. Hazır haldeki invert şurubu nasip olursa yarın 5 koloniye yoğun olarak bir anda vereceğim bu onlara yeter. Gün boyu baya bir enerji harcadık !!! Kivideki zengin vitaminler bizi formda tutuyor. Az önce yedim ve sizinle paylaşayım dedim.
Bu videoyu büyüterek izlerseniz daha güzel görülmekte,bu arının çalışmasının 18 aralık 2010 bugün olduğuna belkide inanamayacaksınız!.İnandırıcı olsun diye sonunda etraffıda çektim.Dikkat edileceği gibi yanındakilerden arı çıkmıyor fakat bu koloni coşmuş,sebebi;ekim ortaları bu arı ana kaybetti bende kıyamadım ona bir şans verdim yaklaşık 6 çıta arısı vardı o zaman günlük yavrulu bir çerçeve verdim ,malüm havalar çok iyi geçti buralarda geçen sonbaharda,anasını 12 günde çıkarıp 6 gün sonrada yumurta attı şu an 4 çıtada yavrusu var ikinci posta yavru,hem polen hemde bal geliri var.

17 Aralık 2010 Cuma

GEÇ KALAN PAYLAŞIMLAR

Yaklaşık bir ay önce Zonguldak ili arıcılar birliği başkanı sn.Selahattin GÜNEY Bir seminer için ARTVİN'e giderken bir günde olsa bizleri onurlandırdı.Burası mekan sahibi olan Necati abi ile başkanın görüntüsü:). Selahattin abiyle hoş sohbetimiz oldu,fakat çok daha fazla şeyleri paylaşmak isterdik ama başkanın programı buna engeldi,olsun ilersi için söz aldık ya:) Kara kovanın ihtişamını sanırım anlaşılmakta. Kara kovan konu mankeni olunca onu yerinden podyuma çıkarmak için 4 kişi çalıştı. Başkanı bulmuşken baya bi konuşturduk,bildiklerini döktü ortaya tabii iyi bir paylaşımcı kişiliğe sahıp. Tabiiki konuşturup yorup haydi güle güle demedik.Çayeli'mizin meşhür olan kuru fasülyesini tattırdık nezih bir ortamda. bu resimlerden vede videolardan başkanda bir sürü var. Lokanta çıkışında yöremizin meşhür komar balının bir stantı vardı,selahattin abinin gözünden kaçmadı.
Sonuç olarak;bloğumu güncelleme noktasında sınıfta kaldım diyebilirim,3 ay oldu bizi izleyen insanlara bir şeyler gösteremedim,diyeceksiniz ki yokmuydu malzeme o kadar çok haber yapabileceğim şeyler olduki ;birinci mazeretim zaman sorunu 2 ay çok yoğun bir tempom oldu arıcılık dışında işleri bitirdim,asil mazeritimse benim bilgi sayar kafayı yedi onu toparlamakta uzadı işte...
Bu andan sonrada 3 ayda yaptıklarımızı paylaşırız,güncelliğini kaybetsede .......

27 Ekim 2010 Çarşamba

ARILAR

         FOTO BANA AIT

Bilgisayarın çözemediğini arılar çözmüş!

Bilim-Teknoloji 27/10/2010 / 00:59 Küçücük beyniyle arılar, bilgisayarların günlerce uğraştığı öyle bir problemi çözmüş ki trafik çilesi bile artık bitebilir. İngiliz bilimadamları arıları bilgisayarlarla izlediler ve gerçek ortaya çıktı.. Çim tohumu kadar küçük beyniyle bilgisayarların günlerdir çözmeye çalıştığı problemi "şak" diye çözdü. Zaten çoktan çözmüş ama haberimiz yokmuş. Bilgisayarların çözmek için günlerce uğraştığı karışık bir matematik problemi olan "seyahat eden satıcı adamın en kısa yolu" problemini arıların kendi doğal akışı içinde çözdükleri ispatlandı. Çözülmesi neredeyse imkansız bir bilmece niteliğinde olan problem, seyahat eden satıcının hem her yere uğrayıp, hem de en kısa rotayı bulmasını gerektiriyor. Bilgisayarlar olasılıklı bütün rotaların uzunluklarını karşılaştırarak en kısa rotayı günlerce süren uğraştan sonra belirledi. Londra Üniversitesi’ndeki uzmanlar arıları bilgisayarlarla izlediler ve arıların en kısa rotayı hemen buluverdiklerini ortaya çıkardılar. Meğer onlar bunu hep yapıyormuş. Hergün çiçekten çiçeğe konarak harıl harıl çalışan arılar işin kolayını çoktan çözmüş ve hergün gezindiği yerlerde bu karmaşık problemi çözerek balını kolayca alıyormuş. Doğanın bu küçük ama mükemmel işçileri en kaliteli bal için karmaşık bir çok yerde daldan dala uçarken çok enerji harcıyorlar. Bu kadar enerjiyi en aza indirmek için en kısa yolu da bulmak gerek. İşte bu görünüşte küçük ama, değerde büyük arılar bu rotayı tıkır tıkır çalışan minicik beyinlerinde hemen saptayıp hem daha az enerji, hem de daha az zaman harcıyorlar. Bu çiçeği burnunda keşif, haftaya Amerikan Naturalist Dergisi’nde de yayımlanacak. Keşfin günlük hayatta trafik akışından, internet istihbaratına hatta "Tedarik Zinciri" yani Ticaret ve Lojistiğe kadar pek çok alanda kullanılabileceği belirtiliyor. (TRT)