Bu Blogda Ara

10 Mart 2011 Perşembe

MİSAFİRLERİMİZ VE MEVSİMSEL PAYLAŞIMLAR;

Bu haberimizi aslında bundan 10 gün önce paylaşacaktık! fakat bloglara uygulanan yasak buna engel oldu,bloglar açıldımı?;Henüz herkes giremiyor biz bağlantı ayarlarımızı değiştirip bu şekildede olsa 4 senedir yürüttüğümüz paylaşım işini sekteye uğratmadan devam ediyoruz'yıkılmadık ayaktayız'misali.
Sevgili YEFTİN KOVANCI diye tanıdığımız Adem YAMAK eşi ve oğluyla misafirimiz oldu resimde solda Adem YAMAK ortada Rize Pazar'da görev yapan ademin komşusu Polis memuru Halil IHLAMUR ve bandeniz.Adem bir tane el emeği göz nuru açkı tahtası yapıp getirdi hediye için teşekkürler . Köyümüzün önündeki dağların kardurumu. Adem YAMAK Memleketim Çayeli'nin en meşur yemeklerinden olan kuru fasülyenin evimizdeki versiyonu. Bu fasülye dir nedir demeyin . bizim burda çok değişik bir lezzettte sunuluyor,tatmak isteşyen yanıma gelmeli kargoyla gönderilmiyor,yinede sizinle yediğim bu tabak çok güzeldi. Ballı babalar bir ay önce böyleydi ama bir aydırda hava hep yağışlı ve kapalı gidiyor ,havanın bu şekilde olması beni hiç düşündürmüyor ,yıllar sonra bütün çiçekler tam takviminde açacak gibi duruyor. Benim köydeki ahşap sarayım diyeyim,balkonunu süsleyen olmazssa olmazlarımız arılar,bu balkonda biraz zor hareket ediyorum ama burada çok güzel arı yetiştiriyorum:) Enteresan değilmi!!Hem çiçek var hemde şaftali,bir beyaz şeftali cinsi. Adem YAMAK gelirken bana 3 adet kendi projesi olan elek telli polen tuzaklı seyyar altlıklardan getirdi kendisine teşekkür ediyoruz.Hepsini rutubete karşı ahşap koruyucuyla boyadım. Seyyar altlığın üzerinede herhangi bir ballığı koyuğunuz zaman kovan tamamlanmış oluyor. İçerden görünüm. Seyyar altlığın komple görünümü.Ademin yaptığı bu altlıklar benden tam not aldı eline sağlık diyoruz. Burada sevgili dostum Vecdi KÜÇÜKYILMAZ abinin bana geçen sene gönderdiği bir sürü meyve fidanından biri olan kaysı ağacını görüyorsunuz ,çok iyi uyum sağlamış. Yine bizim kır menekşelerimiz açıyorlar arılar bunlara konduğunu görüyoruz. Kış budaması yapılmış kendime ait kivi ağacı. menekşe. Bude ebrulu gül.

14 Şubat 2011 Pazartesi

7 Şubat 2011 Pazartesi

PAZAR GÜNÜ ZİYARETİMİZ

Geçen sene kaybettiğimiz emekli öğretmen rahmetli şezai acar hocamızın oğlu diş hekimi dr.Arif ACAR kendisini Rize pazardaki mekanında ziyaret ettik,bizi ailece ağırladı. Arif bey bu işe inanırmısınız Nisan 2010 tarihinden sonra başlamış,nasılmı,babası rahmetli olunca babasına olan sevgisini ve onun hatırası nı yaşatmak amacıyla bu işe başlamış,ama ne başlama ,yani kendi anlatımına göre 1.5 yıl önce arıcılıkla ilgili hiç bir şey bilmiyordu sadece babadan eve gelen ballar v.s hoş beş hemen arıların bulunduğu mekana gidiyoruz.Mekan derken bu arılar dünyanın en şanslı arıları sanki villada yaşıyorlar:) Doktor arkadaşımızın bakışına bir bakarmısınız?bu bakış var ya tam bir aşk bakkışı olsa gerek başka söze gerek yok. Arif bey arıcılığını tam bir jet hızıyla geliştiriken bir taraftanda her türlü donanımıda kullanmakta,arkada yaptığı arılara ait villa diyelimburda arka planda malzeme dolapları her şey çok güzel. 1.5 senede sen arıcılığı bütün kurallarıyla öğreneceksin birde ana üretiminide kusursuz yapacaksın,ne diyelim tebrikler.Bu resimde ocak ayında bir ana çıkartıp dollettiğini söyledi işte bu kutuda. Sen ocakta ana döllersin maşallah güzelim nede güzel yumurtlamış,Arif kardeşim bir kez daha tebrikler. Arılığın konumu son derece uygun,arka siper ruzgar almaz ön plandada bir tepe gibi çıkıntı var arıların bakış yönü kıble istikameti.Hava ruzgarlı ve soğuktu ama bir arı gösterecem sana dedi ve bakalım dedik. Maşallah ayın şubat 6 sı az zaman sonra bu arı yavrulamaya başlar toplamda 8 çıtada salkımda maşallah... Ben bu işle yıllardır haşır neşirim binin üzeri arıcı tanıdım fakat Arif bey gibi bu işe gönül veren bir arıcı daha tanımadım,arılıkta ve çalıştığı ardıyede olsun her türlü ekipman ve malzemeler tamamlanmış birde bunlar dolaplar monte edilip güzel bir düzen içerisinde olması bir işe verilen önemin anlatımı olsa gerek:) ha şunuda belirtelim bu şekilde arıcılık yapmanın tabiiki yüksek bir maliyeti vardır. Rize'li değilmi karakovansız olmaz en üst köşede yerini almış. Arıların sarayında ayak üstü çok hoş sohbet ettik,Arif bana bir bilgi almak için telefon açar sorardı,bende dilim döndüğü bildiğim şeyleri en anlaşılır biçimde kendisine aktarırdım,bunlar 1-2 senedir oluyordu kendisini tam usta bir arıcı olarak karşımda görmem beni o kadar mutlu ettiki inanırmısınız bazı konularda kendisinin benden de ileri olduğunu söyleyebilirim. Şu anda kutularda 4 adet ana arıyı kışlatıyor tabiiki her arıcının bu gibi stepne analara ihtiyacı mutlaka vardır ama soruyorum usta arıcılarımızın kaçında böyle bir düşünce var. Aslında biz arif beye saat 14.00 da gittik ve akşam 22-00 da ayrıldık bu arada ikramlar muhabbetler oldu ama hepsini yayınlasak bu iş çok uzar bizleri en samimi bir şekilde ağırladığı için hekim kardeşimize teşekkür ediyoruz. Arılığın önünden görünüş. Ne diyelim arılık sarayı maşallah... Bahçede her türlü narenciye mevcüt. Bu yedi veren limon bir tarafta olgun limon yanında çiçeği. Aslında biraz toplayacaktım bu portakallardan ama unuttuk nedense.ama madalinalardan baya yedik çok lezzetliydi. Bu ağaca şeker ağacı diyorlar bizim Çayeli'de bizde bu ağaçtan yok çok iyi çiçek açıyor ve arılar çok seviyor,resimde görünen şeker ağacının meyvesi biraz tattık şekerimsi ve yumuşak kıvamda ,bu ağaçtan fidan alıp dikeceğim. DR.Arif beyin arılığının karşıdan görünümü. Daha uzak plan. Arifin 5 katlı mustakil evinin en alt katını hem ardiye hem arıcılık malzeme ekipmanlarının muhafazası hemde rahat ve geniş çalışma ortamı olarak kullunmakta.şöminede aynı yerde arkada birde mutfak var,şöminede çok güzel ısındık iki demlik çayıda götürdük aslında burda 5 kişiydik ama dedense bütün bir resim çekmedik dalgınlık diyelim. Arif amcası emekli orman şefi Recai ACAR sırtını ısıtıyor:) Arif bey bu kara kovanları yaza arılandıracağını söyledi. Son olarakda peteklerin muhafaza edilişini gösterelim önce naylonlanmış derin dondurucuda bekletilmiş ve bütün ağ kurdu yumurtaları öldürülmüş naylonla muhafaza edildiğindede bir daha bu kelebekler içerisine girmediği sürece bu iş hallolmuş oluyor.
Ben Arif beyi gönülden bu işi yapan ve leb demeden leblebiyi anlayan zekada ve az zamanda çok yol alan bir arıcı kardeşimiz olarak gördüm,bundan sonraki süreçte arıcılıkla ilgili ,bölgesel güzel bir çalışmanın içerisnde olacağını duydum bu beni heyecanlandırdı,benimde yapılacak çalışmlarda tüm enerjimle yanında olacağımı söyledim ve bu ne tip bir çalışma olacağını zamanı gelince buradan paylaşırız diyor ,Arif beye ve eşine bizleri sıcak ve muhabbetle ağırladığı için teşekkürlerimizi sunuyoruz.

1 Şubat 2011 Salı

Rize'ye kış geldi sonunda:)

Bu sene kış kışlığını yapmadı derken bir haftadır soğuyan hava ve yağışın ardından bu gün(1şubat2011)yoğun kar yağışı tüm güzelliğiyle bizlere kendini sevdirdi:) Çayeli merkezden bir görüntü. Bizim köyde önceki yıllarda yapılan sondaj çalışmalarından sonra tespit edilen bakır madeni için düğmeye basıldı,resmini gördüğünüz dağdaki yol madenin olduğu bölgeye gidiyor ve yapımını bitirdiler,buda köyümüz için yeni bir isdihdam kaynağı doğurur inşallah. Dün köye gittiğimde çektiğim resim,foto benim köydeki evim dün kar yeni başlamıştır şimid oralarad 35 cm kar kalınlığı var. Bugün sabahleyin arabayla biraz dolaştım çok süper bir kar yağışı halen devam etmektedir.Çekinilecek tek şeyin yarın için sıcaklığın bir anda -3 dereceye düşecek olması.

26 Ocak 2011 Çarşamba

ARI BAKIMI.

İstanbul seyahatımızdan gribal enfeksiyonla birlikte Rizeye geldik burda havalar İstanbula göre çok daha yumuşak ve ruzgarsız 24 ocak günü(dün)sahile yakın olan arılığımı kontrol amaçlı bir ziyaret ettim,hava çok sıcaktı iç kontroluda yaptım,arılar genel olarak iyi azda olsa yavru var arı mevcudu olarak iyiler.zaten şunun şurasında marta ne kaldı dersek bu arıların önü açık gibgi.
Polen gelişi güzel hatta arılarda polan stoklanmış durumda buda ananın günlerin uzamasıyla beraber yavru atma içgüdüsünüde harekete geçirecektir. pril,pril baharı aratmayacak güzel bir hava ortamı olunca arılarda bunun tadını çıkartmazlarmı!?uçuşlar güzeldi. Gül her zaman gül gibidir,arılığımın yanıda açan bir gül. Bilmiyorum türkiyenin diğer yerlerinde ballı baba açmışmı ama burda arıları morartmayada başlamışlar. Harika bir karadeniz resmi isteyen masa üstü yapabilir çayeli çimento tesisleri yanı5. Yine arılarımın olduğu yerden çayelinin doğu tarafından bir kısım asıl şehir gözükmememkte. Bu sonbaharda havalar çok iyi gitmişti,arılarımın yeni dünya çıçeklerinden çok iyi faydalandıklarını gözlemlemiştim,şimdi arıların bu meyvelere neler kattıklarını meyvelerin olgunlaşmaya başlamasıyla daha net bir şekilde ortaya çıkmakta.hiç olmadığı kadar meyve vermiş durumdalar. bir ay önce doğmuş buzağı yengemin. Bu resime bakınca ilginç olan portakalın mayısta çiçek açması gerekirken şimdiden çiçek açması ilginç.

24 Ocak 2011 Pazartesi

GÜZEL BİR BULUŞMA:

Özel bir program gereği 15 gün İstanbul'daydık,.Benim istanbulda olduğumu Asım abi biliyordu,randevüleşip sevgili Yusuf şimşak'ı ziyaret etmeye karar verdik.programlı işlerimiz vardı fakat yusuf bizi beklediğini bilmemiz bizi oraya götürmeye yetti.(Resimdekiler:Soldan sağa;Mete AKDEMİR,
Yusuf ŞİMŞAK,Salih ARICI, Asım KADIOĞLU, ve Yusufu'un kardeşi;Selim ŞİMŞAK.) Saat 13.00 gibi Asım abiyle Ümraniyede buluşup Yusufun ofisinin yolunu tuttuk,sohbet cok güzeldi,çok güzel sosyal bir ortam oluşturduk ve 6 saat orda kaldık zamanın nasıl geçtigini anlayamadık.Her şey için ve özellikle sıcak karşılanmadan dolayı teşekkür ediyorum.
Resimdeki Mete AKDEMİR ile
ben burda tanıştım ve bir anda yıllardır tanışıyoruz gibi olduk,Mete abi anladığım kadarıyla hepimizden daha kordineli bir arıcı,ben bunu rahatlıkla söylüyorum kendisinden öğrendiğim şeyler oldu iyiki tanışmışız bundan sonrada fikirlerine rahatlıkla ihtiyaç duydukca baş vuracağım bir arıcı abimiz daha oldu.
Son olarak ;ben pazartesine kadar kalıp beraber şileye gidecektik aema ani bastıran grip beni yatağa düşürdü ,3 gündür Rize'deyim iki günde burda dinlendik ama hala atamadık,diyorum İstanbuldan GRİP GETİRDİM ALAN YOKMU kimse almıyor . Aslında grip olmasaydım 3 gün boştum tanıdık bütün arıcı arkadaşları ziyaret edecektim fakat kısmet diyelim,Martta yine istanbuldayım o zamana bırakalım bu ziyaretleri diyerek bütün arıcı dostlarımıza selam ve saygılarımızı gönderiyoruz:)