Bu Blogda Ara

30 Ağustos 2008 Cumartesi

BU YIL SARICALARIN YILI....

Bu sene türkiyenin her tarafında olduğu gibi Rizedede belirgin bir biçimde göze batmakta bu sarıca arılar dediğimiz yabaniler ,bana veya arılarıma henüz bir tehdit oluşturmuyorlar,yalnız bunların beslenebileceği bol miktarda meyve vesaire doğada mevcüt,bu yüzden arılara muhattap oldukları yok.

Resmini gördüğünüz bu sarıca kolonisi benim köydeki ahşap evin doğu tarafının dış tavan kısmında bulunuyor bu yuvayı bugün tespit ettik . üsülüne uygun bir şekilde imha ettik tabiiki.

İşin enteresan tarafı bu utanmazlar tamamen açıktalar ve orda yavrularını geliştiriyorlar,ben bu şekilde bir sarıca arı yuvasını ilk defa görüyorum ve çok tuhaf karşılıyorum.

22 Ağustos 2008 Cuma

ERZURUMDAN KALAN GÜZELLİKLER..

Acisiyla tatlısıyla bir sezonun daha sonuna gelmiş bulunuyoruz Rizeli arıcılar olarak,şu anda buralar bu kadar güzel değil ama 10 ay sonra yine aynı olacak umudumuzu kaybetmeden yola devam diyoruz

Bu güzelim çiçekleri arkamızda bırakıyoruz

yolculuklarımız aşağı yukarı 4 saat sürüyordu ,bu yolculuğumuzun uğrak yeri bu et lokantası olmaktaydı.

resmini gördüğünüz bu bambüs cinslerinden bir arı resmini almak için çok uğraştım ama güzel bir foto yakaladım ve sizlerle paylaşıyorum.

Hatırlanacağı gibi daha önce yemyeşil olarak buraları göstermiştik oysaki şimdi buralar morarmaya başladı resimden belirgin bir biçimde anlaşılıyor.

Biz karadenizlilerin olmazsa olmazı malümünüz yer mekan önemli deil bir şekilde bulunup afiyetle yenilecek,nasılmı işte ,..

10km.yakınımızdaki kuzgun baraj gölü arabamızla gidebildiğimiz yer buraya kadar arabayı buraya güvende bırakıp oltayla amatör spor branşına giren oltayla balıkları tek tek ve zevkle almaya başlıyoruz ,tabiiki aşırıya kaçmadan ihtiyacımız olduğu kadar yakalayıp buradan ayrılayoruz.

Bu benim tek oğlum ziya o gün en çok balığı ziya yakalamıştı.

2008erzurumdaki son akşam,arıcı arkadaşlarla kalkış planı yapıyoruz.

son akşam bir doğa olayına şahit olduk ay tutulması oysaki Rizede olsaydık hava kapalı olacaktı ve bu kadar net ay tutulmasını izleme imkanımız olmayacaktı.

Burda dikkatinizi bir şeye çekmek istiyorum burada sağım yapıyoruz makinemizin ayarları filan bozuk değil bu çadırın rengi koyu turuncu olduğundan ne yaptıysam resimler böyle çıktı.

Bal süzülüyor mübarek bu değrli nimeti bu yılda azda olsa bizlere bahşeden yüce allaha şükrediyoruz.

Aslında bu resimler rengimizi değiştirdi ama başka malzeme yokki sağım yaptığımızı bir şekilde göstermemiz gerekiyor fotolar çadırın yansımasından renk değişimine uğramış durumda.

M.ali şimşek kardeşimiz bu sezon ikinci defa bizimle 5 adet kolonisi var kendisinin ancak sağım için gelebildi.

Ve arılar karpuz yemeye başladı karpuzu sevdiklerinden değil sezon bitti alarmı vermek için herhalde.

Erzurumdaki son anlardan m.ali ve ergün arkadaşımız.

Nihayet arılarımı 8 ay boyunca kalacakları köydeki arılağa yerleştirmiş durumdayız ,arıcılığın en yorucu aşaması bana göre sağım yapıp arıları nakletmektir şükürler olsunki bu işide hallettik işte.

üst arılıktan görünüm.

Bir şeyi açıklama gereği duydum,bizler bu işi amatörce yapıyoruz yani yayıncılığı gözümüzden kaçan önemli ayrıntılar oluyor ,kullanmış olduğumuz fotoların tarihler bir yıl öncesini göstermekte aslında hepside ağustos 2008 tarihlerine aittir,makinenin tarih ayarıyla birileri oynamış olmalı bu aksaklık için affınıza sığınıyorum.

15 Ağustos 2008 Cuma

YAYLA DÖNÜŞÜ AKLIMIZA TAKILAN GÜZELLİKLER VE SEZON DEĞERLENDİRMESİ

Sezon kısa sürdü.Kısa sezonun güzel çiçeklerinden mor papatya.

Bulunduğumuz yerde birbirinden güzel çiçekler var.Bu çiçek de kanolaya benziyor ama kanola bitkisi değil ve kelebekten başka  ziyaretçisi yok yani bizim için sadece görsel bir güzellik :)

Görünen kulede bizim su ihtiyacımızı karşılamak amacıyla yaptığımız su depomuz bulunmakta.Aşağıda yapmış olduğumuz motor ve pompadan buraya suyu pompalıyor gerekli yerlere gitmesini sağlıyoruz.

4 Temmuz tarihinde buraya geldiğimizde çok güzeldi durumlar.Arılar adeta çileden çıkmıştı, çok güzel bal akışı vardı, günde iki kilo civarında bal geliyordu gözlemlerime göre.Fakat havaların 34 civarı dereceler etrafında sürdürmesiyle beraber aşırı sıcaktan dolayı bal akışında azalma, otlarda yanma ve çiçeklerde azalma meydana geldi.Toplam verimli bal akışı 15 gün boyunca devam etti.Eğer bu süre  30 gün olabilmiş olsaydı çok verimli bir sezon geçirmiş olacaktık.Ama gene de binlerce kez şükrediyoruz.

Rezmin tarihine bakıldığında bu tarihlerde bal akışı ve flora akışı çokgüzeldi.Bu çiçeğe buralarda biz nane diyoruz.Nanegillerin bir türü nane kokuyor arıların en sevdiği çiçeklerden biri.

Bu resmin çekildiği tarihten itibaren bir hafta sonra bütün çiçekler kurudu.Çok az miktarda çiçek kaldı.Normal şartlarda Ağustos sonunu bulması gereken sezonu Ağustos'un ilk haftasında kapattık.Ve 2009'un çalışmalarına hiç aralık vermeksizin start verdik.

Bu çiçeğe de oranın yerlisi koyun gözü diyor.Yoncagillerden bir tür olsa gerek.Arıların da ziyaretçi çiçeklerinden biri.

Bal çiçeklerimizin en başında gelen yöresel ismi (biz burada çiçeklerin çoğunu yöresel isimleriyle tanıyoruz) hulis çiçeği.Bir aya yakın çiçeklenme süresi olur, bu yıl istisnai olarak bu süre 15 gün sürdü.Arıların çok sevdiği bir çiçek.Güzel de bal nektarı veriyor.

Arının da böylesini ilk kez gördüm.Bir tür yaban arısı.

Bana göre bütün çiçekler içerisinde en güzeli bu.İsmi gelincik çiçeği.Gerçekten de gelin gibi gözde bir çiçek.Arıların pek ziyaret ettiği söylenemez ama güzelliği bize yeter diyoruz.

İsmini bilmiyorum yöreses ismini de öğrenemedim.İsteyen istediği ismi verebilir.Arıların çokca ziyaret ettiğini gözledim.

Arılığımdan ve şantiyeden genel bir görünüş.Aynı yerin resmini bir de son halini çekip yayınlayacağım ne kadar  fark olduğunu siz de göreceksiniz.

11 Ağustos 2008 Pazartesi

ERZURUMDA SEZON ERKEN BİTTİ GİBİ......

Sevgili arı gönüllüleri,bir süre camiadan uzak kaldık bazı teknik arızalar yaşadık bilgisayarla ilgili işlerimin yoğunluğundan dolayı bu günlere kadar güncelleme yapamadım,inşallah bundan sonra düzenli bir şekilde kaldığımız yerden devam etmeye çalışacağım.

arılarımı hemşinden temmuz 5 te erzurum ılıca kapılı köyündeki yerimize getirmiştik yaklaşık bir ayı biraz geçti ve bu yıl sezon burda çok kısa oldu şu an bal akışı bitme noktasında hafta sonu sağımı yapıp rizeye kışlamak üzere geri döneceğiz,aslında normalde sağım en erken burada ağustos 25 inde yapılırdı ama sezon kısa sürdü ,hasatımız geçen yılın yaklaşık üçte biri civarında olacak bu kadarada şükürler olsun driyor ve gelecek senenin çalışmalarına şimdiden başlama düşüncesiyle yola devam diyoruz.

Resimde görüldüğü gibi yeşillik sadece yonca tarlalarında var,kırlar morardı artık.

görülen bir saf kangal köpeği bu sene sık sık bizimle kaldı ,sadık ve bakımı çok kolay,heybetli bir hayvan doğrusu.

Çiçek mikterı azaldı bir çiçekte birçok arının olduğu bunu ifade ediyordur herhalde.Gördüğünüz bu çiçeğe buralarda kırdak diyorlar.

14 Temmuz 2008 Pazartesi

VE SONUNDA ERZURUMUN 2300 M. RAKIMINDAYIZ

Nihayet Kantarlıda yaşadığımız felaketlerden sonra meşakketli yolculuktan sonra uykusuz ve perişan bir halde Ilıca/kapılı köyüne vardık.Hayırlısıyla arılarımızı hiç bir şekilde yanmadan yerlerine yerleştirdik.Biraz tehlike mevcuttu kestane balı atmışlardı Allah'a şükür hiç bir sorun yaşamadan yeni mekanlarına 5 Temmuz 2008 günü çalışmalarına hevesli bir şekilde başladılar.
Bir iki günde yerleşimimizi tamamladık, şantiyemizi kurduk.Durumlar şuan için çok iyi görünüyor.
Şantiyemizdeki oturma salonumuzdan kapılı köyünün uzaktan görünüşü ve arka planda arılar.
İki tane misafirimiz vardı o gün.Sakallı ve gözlüklü olan oflu Ahmet hoca, şapkalı olan da teyzemin oğlu Niyazi.Güzel bir muhabbet eşliğinde çay içtikten sonra onları kendi şantiyelerine doğru uğurladık.
Tabiatın bütün güzellikleri arasında bir de ben :) Bu resim herkesin ilgisini çekiyor havada nemin çok az olması nedeniyle çok berrak bir görüntü var ayrıca bulutların gölgesi ayrı bir hoşluk kazandırmış.
Üç katlı arının yanında keyfime diyecek yok.Gene keyfim gıcır :
Gerçekten doğanın her yönü ayrı bir fotoğraf karesi oluyor.Ne tarafa dönsem bir tane daha buluyorum.Bu resimlerin nicesi arasından anca bu kadarını sizlerle paylaşabiliyorum.
Çalışmalar son hız devam ediyor.Bu şekilde bozulmaz devam ederse sezon bizim için gerçekten çok çok iyi olacak Allah'ın izniyle.
İşte bu gördüğünüz materyal ayıları kaçırmak için zaman ayarlı piknik tüpüyle çalışan bombamız :) istenildiği dakikayla ayarlanıyor ve müthiş bir ses çıkıyor, ayı oğlu ayılar yamacımıza dahi yaklaşamıyorlar.Bir piknik tüpü 15 gün rahatlıkla yetiyor.Tabi gündüzleri kapalı sadece gece kullanıyoruz.
Bu arada oturma salonumuz ve mutfağımız burası.Akşamları burada bir çuval odun yakıyoruz.Diyeceksiniz ki sen orada ne arıyorsun, şöyle açıklayayım: nöbetleşerek herkes sırayla bekliyor sıra bana gelmişti, iki arkadaş beraber 10 gün oradaydık.Çok güzel dinlendik, hoşça vakit geçirdik.