Bu Blogda Ara

13 Aralık 2008 Cumartesi

YÜKSEK DAĞLARDA KAR VAR...

Bayram tatili için kayserideki biraderim Ahmet gelmişti askerleri uğurladığımız gün bizim senoz köylerinin bulunduğu senoz deresi vadisini bir gezelim dedi ahmet ve bastık gaza .Çayelinin sahil kesiminde yağmur yüksek köylerde kar etkili oldu ,mevsim gerekleri yüzünü göstermeye başlaması sevindirdi bizleri.

köylerede kar etkisini göstermiş ama hava açık ve güzelde güneş vardı ,bu arada gözümüze karakovanın çam ağacındaki muhteşem görüntüsü ilişti hemen bu görüntüyü ölümsüzleştirdi ahmet,memleketimizde her yerde arıcılıkla ilgili enteresan görüntülere raslamak mümkün.

Ben buresmi sizlere hediye ediyorum ,kapak olsun.alıp kullanabilirsiniz.

Bu tabela Çayelinin uzundere ve çatal dere yol ayrımından ,çataldere eski başbakan Mesut YILMAZ'ın köyü aynı zamanda .Uzundere köyü ise Çayeli arıcılarının birçoğunun komar mevsiminde arılarını götürdükleri köy ve her iki köy merkezide çayeline 25-30 km. mesafede bulunmaktadır.

Kaptanpaşa kemer köprüsü bu mesafeden sonra kar örtüsü giderek artmakta.

12 Aralık 2008 Cuma

ASKERLERİMİZİ UĞURLUYORUZ

Aralık 2008 celp dönemine ait ÇAYELİ 'li askerlerimizi çoşku ve bir okadarda hüzünle yolcu ediyoruz,bu dönem bizim komşumuzun oğlu UĞUR SARI yıda şen şakrak bir biçimde yolcu ettik arkadaşları tarafından atılıp kapılmasını görüyorsunuz. Çocuklar uğuru bu şekilde 5 sefer havaya atıp tuttular her seferinde yureğimiz ağzımıza gelmedi değil.:) ve uğur yeğenim son pozlarını verirken. her ne kadar uğur ağlama desekte çocuk ağlıyarak gitti bizide duygulandırdı. Uğurun askerliği zor bir askerlik Manisa Kırkağaç jandarma komando allah yolunu açık etsin ,allah sana kolaylıklar versin uğur yeğenim,güle güle.

8 Aralık 2008 Pazartesi

BAYRAM KUTLAMASI

Bayram sabahları, demli bir çay, su böreği, bayram şekerleri, şeker isteyen çocuklar, kurbanlık hayvanların sesleri, bir telaş bir koşturmaca.  Bayram programları, kolonya ikramları, bayram harçlıkları, uzun bayram tatilleri, ev gezmeleri, kısa hal hatır sormalar, el öpenlerin çok olsunlar ve daha bir dolu küçük ayrıntı. Hayatın üzerindeki 'pause' düğmesine dokunun... Kısa bir süre için hayatı durdurun. Mutlu bayramlar...

4 Aralık 2008 Perşembe

EN ÇOK SORULAN SORU BALIN DONMASI.....

DONAN BAL SAHTE BAL DEĞİLDİR.. Balda Kristalleşme (Donma ) Balın donması yani halk dilinde şekerlenmesi içindeki glikozun tanecikler haline gelmesi sonucu balın akıcılığını az veya çok kaybetmesiyle oluşan doğal bir olaydır. Tüketicinin çoğu için hileli şüphesi uyandıran balda ki bu görüntü yeterince bilgi sahibi olunmamasından kaynaklanmaktadır.Kristalizasyon birçok saf ve kaliteli balda üretimden tüketime her aşamada karşılaşılabilen zararsız bir değişimdir.Bal neden donar:Bal toplandığı nektar (Balözü) kaynağına göre ve arıların salgı bezlerinin faaliyetlerine bağlı olarak yaklaşık 15 çeşit doğal şeker içerir. Baldaki doğal şekerlerin çoğunluğunu fruktoz ve glikoz meydana getirir. Glikozun mono hidrat partikülleri kristalleşmeyi tetikler. Süzme ballarda kristalleşme daha erken başlamaktadır. Baldaki glikoz-su oranı 1,7 den daha düşük ballar hiç şekerlenmezken 2,1 den daha yüksek su oranına sahip ballar kısa sürede şekerlenmektedir. Balın toplandığı kaynağa bağlı olarak glikoz ve fruktoz oranı da değişebilmektedir. Glikoz oranı artıkça kristalize olma riski artmaktadır. Fruktoz oranı arttıkça ise daha geç donma görülmektedir. Örneğin ayçiçeği, yonca ve pamuk balları kısa sürede şekerlendiği halde akasya, hardal, orman gülü(KOMAR) ve çam balı geç kristalleşir. Kısacası balın kristalleşme süreci kalitesine değil kaynağına bağlıdır. Ballar 18-24 C˚ de depolanmalıdır. Ballar 14 C˚ de kristalleşir, 21-27 C˚ ısılarda kristalleşme olmaz ancak balda fermantasyon sonucu bozulmalar olabilir. Balın saklandığı kaplar, ortamdaki nem, ısı ve ışıkta kristalleşmeyi etkilemektedir. Bunun dışında süzme ballarda balın içindeki hava kabarcıkları, polen, toz, çöp, balmumu, propolis ve diğer yabancı maddelerde kristalleşmeye neden olmaktadır. Kristalleşme bir tercih sebebidir. Kontrollü olarak kristalleştirilmiş ballar gelişmiş ülkelerde daha çok tercih edilmektedir (Örneğin Almanya). Balın kristalleşmesi gerçek bal olduğunun bir kanıtıdır. Kristalleşen süzme ballar sıcak su banyosuyla çözülüp eski halini alır. 38 C˚ yi geçmeden çözdürülen ballarda besin kaybı söz konusu değildir.
 Gelelim bu konuda memleketimizde bu yanlışbilinçlenmeyi ortadan kaldıracak hiç bir çalışmada görülmemekte,ben Rizede arıcılıkla uğraşan insanların bu sorun üzerinde çok şikayet aldıkları ve donan balları satamadıkları ,ayrıcada eritme yöntemininde bala  zarar verebileceğini düşündüklerini görmekteyim.Bu konuda çok daha bilinçli tüketiciler oluşması için mücadele vermeliyiz,Almanyada adamlar donan balın hakiki bal testi olduğunu tüketiciye kabül ettirmeliyiz diye düşünüyorum.::))

2 Aralık 2008 Salı

HAFTA SONU MAÇA GİTTİK

Geçtiğimiz haftasonu rizespor-kayseri erciyes maçı vardı Rizede havanın güzel olması ,maçın pazar günü oynanması birden kendimizi bu etkinliğin içinde bulduk.Çok kaliteli bir futboldan sonra rizespor 4-0 kazandığı maçın ilk golü,videoda izleyebilirsiniz.:)

28 Kasım 2008 Cuma

2007 TEMMUZ AYDER YAKINLARI

Ahmet ARICI ya ait bir video burada bir balık çiftliğine ait tesisleri görmektesiniz ,tesisin en büyük özelliği videoda görüldüğü gibi kendi elektriğini üretmesi.

26 Kasım 2008 Çarşamba

25 KASIMDAN

Bizim meşhur armut ağacı ve onu esir alan bir nevi ağaç kenesi diyebileceğimiz ökse otu çiçeklenmiş hali.
Benim çok fazla kivi ağacım yok ama olanlar çok iyi mahsül verdi ihtiyacımızın fazlasını satarak değerlendirdik.
Hayret bu ot halen daha çiçek açmakta.
rasgelede çekilmiş olsa bir kaç şeyi anlatan bir resim olduğunu düşünüyorum.
Posted by Picasa
Dünyanın en iyi mandalinasını anavatanında görmektesiniz.Bu seneki mandalinalar çok güzel sararmış durumdalar.(Rize mandalinası)
Yenidünya meyveleri çiçeklenmeye devam etmekte ,bizim arılar zaten bu çiçeklerin asil ziyaretçileri polen ve nektar açısından bulunmaz bir kaynak arılar için,sarıcalarda dadanmış ama.::))
Burada benim arılarımın en son halini görmektesiniz,resmi ahşap malikanem tamamlamakta.

25 Kasım 2008 Salı

GÜNÜN ÖZETİ VE RESMİ

Bugün 25 kasım 2008 kivilerin bir bölümü toplanıp satışa sunuldu,mandalina yiyeceğimiz kadar topladık gerisi dalında kaldı birde yeni dünya çiçekleri iyice kendini gösterdi bolca resmedildi bütün bu konularla ilgili resimler bol miktarda çekildi ilerki gün paylaşmak ümidiyle.

24 Kasım 2008 Pazartesi

ÖĞRETMENLER GÜNÜ

  En zor şartlarda bile, ülkemizin her köşesine ulaşarak ışık olan, fedakarlıkların en büyüğünü gösteren, eğitmeyi ve öğretmeyi bir ideal olarak benimseyip ülkemizi çağdaş medeniyet seviyesine çıkarma gayreti gösteren tüm öğretmenlerimizin Öğretmenler Gününü kutluyor, sağlık ve mutluluklar diliyorum….Salih ARICI

22 Kasım 2008 Cumartesi

BU GÜN YAŞANAN GÜZEL ŞEYLER

Bu gün inanırmısınız hava yazdan kalma bir gün gibiydi ::))

 Türkiyemizin birçok yöresinde fırtına toz kopartırken bizim buralar çok sakin,adeta yaprak sallanmıyordu.Bende bunu fırsat bilip hanımla beraber atladık doğru köye ,köyümüz merkeze (çayeline)7 km.uzaklıkta yanı uzak sayılmaz zırt pır gidip gelebiliyoruz gördüğünüz resmi çekerken bu kadar güzel gelmemişti harika bir sonbahar portresi diyebiliriz ve paylaşmak istedim.

hurmalar olgunlaştı yaprak döktüler meyvelerini bizlere böyle daha güzel göstermekte.

bu arının önünde bir kavga vardı bir telaş bir iki foto aldım ama asıl teror estiren eşek arısını kavga anını göremedik maalesef

aradan 10 dakka geçmişti ve terorist eşek arısı sürklase edilip bu hale getirilmişti bu zamanda bu yabanilerin yaşamını sürdürmeleri havaların iyi gitmesinden olsa gerek::))

öğlende mangal başı yaptık tabiiki ,yani anlıyacağınız hanımla beraber mangalın tadını çıtarttık.

Ben bugün yaptığım kontrollerde bu ve bunun gibi kolonilere rastladım anası yeni bir koloni ve hava çok iyi vede çay çiçeğinin sunduğu nektar ve polende olunca bazı kolonilerim bu durumda bende bunlara inadına besleme yapıyorum vede çok faydalı olduğunu söyleyebilirim,zira benim arılarım bu kışa her zamandan daha az mevcütla girmekte.

21 Kasım 2008 Cuma

2008 YAZDAN

Sevgili dostlar o gün senin bu gün benim derken hüzün mevsimi sonbaharıda yavaş yavaş geride bırakıyoruz,tabii bu dağların bu yaylaların özlemiyle kışıda çıkartıp yeniden kavuşmak hayaliyle bu güzelim yerlere.

Cenabi allah nasip ederse 6 ay sonra bu tertemiz sulardan içeriz kana kana inşallah.

Her çektiğimiz çıta yeni bir heyecan olacak günlere az kaldı dostlar.

her ne kadar yorucuda olsa arıcılığın getirdiği o göçebe hayatı şimdiden özlemeye başladık.Tabii bu heyecan bu aşk olmasa arıcılık yapılabilirmiydi?
Posted by Picasa

18 Kasım 2008 Salı

EL DEĞMEMİŞ GÜZELLİK KAÇKAR

değrli arıcı ve doğasever dostlar:ben bu resmi yorumsuz yayınladım,fakat aldığım güzel izlenimler biriki satır bir şeyler yazmamı gerektirdi.Bu fotoğrafın çekim tarihi temmuz 2008 yani geçtiğimiz yaz çekildi,bu yayından sonra  bu ve bunun gibi sürpriz resimleri sizlerle pa  ylaşmaya devam edeceğimin buradan sözünü veriyorum ve inanın her seferinde arka plan resimlerinizi değişmek zorunda kalacaksınız,saygılarımla.... 

16 Kasım 2008 Pazar

ERKAN OCAKLIYI KAYBETTİK

Ezanlar bu kez onun için okunacak 16/11/2008   KARADENİZDE YAS VAR ERKAN ABİMİZİ KAYBETMİŞ DURUMDAYIZBÜTÜN SEVENLERİNİN YAKINLARININ BAŞI SAĞ OLSUN. Bir süredir pankreas kanseriyle mücadele eden Karadenizli sanatçı Erkan Ocaklı, İstanbul'da tedavi gördüğü hastanede vefat etti.  Ocaklı'nın vefat ettiğini duyan yakınları, sevenleri ve Kamil Sönmez ile İsmail Türüt'ün de aralarında bulunduğu Karadenizli sanatçılar Dr. Lütfi Kırdar Kartal Eğitim ve Araştırma Hastanesine geldi. Sanatçının cenazesinin, yarın Marmara Üniversitesi İlahiyat Fakültesi Camisinde ikindi namazına müteakip kılınacak cenaze namazının ardından Karacaahmet Mezarlığında toprağa verileceği öğrenildi. 1949 yılında Trabzon'da doğan Ocaklı, İstanbul Üniversitesi Fen Fakültesini bitirdi. Yaklaşık 40 albüm yapan Ocaklı'nın, ''Mısırı kuruttun mi'' ve ''Ula ula Niyazi'' gibi Karadeniz klasiklerinin de yer aldığı 350 civarında bestesi bulunuyor. Yönetmenlik ve televizyon programları da yapan Ocaklı, 6 filmde de rol aldı. Öte yandan, Erkan Ocaklı, geçen sene 40. sanat yılını, Lütfi Kırdar Uluslararası Kongre ve Sergi Sarayı'ndaki geceyle kutlamıştı.  Kuzey Yıldızı Trabzonlular Derneğince düzenlenen gecenin sunuculuğunu, bir süre önce vefat eden sanatçı ve AK Parti İstanbul Milletvekili Osman Yağmurdereli yapmıştı.  Aslen Artvin Arhavi’li. Çocukluğu Maçka’da geçti. İstanbul Üniversitesi Fen Fakültesi mezunu. Kırka yakın albüm yaptı. Altı tane de filmde oynadı, yönetmenlik yaptı. Televizyon programları yaptı. İki kez evlenen Ocaklı'nın iki de çocuğu var. Ocaklı, 1970’li yılların başında, elinde bağlamasıyla Karadeniz’in hiç de alışık olmadığı bir yoldan müzik dünyasına girdi, hit parçalar üretti. Yaptığı plak ve albümlerin sayısını unuttuğunu söylese de, kırka yakın albüm, üç yüz elli civarında besteye imza attı.

15 Kasım 2008 Cumartesi

BU KIŞ İÇİN ENDİŞELERİM VAR

Sevgili arı dostları bugün sizlere Rizede kendi arılarımda yaptığım son kontrollerde elde ettiğim sonuç ve endişelerimi paylaşacağım.

   Önce yukarıda çektiğim resim yakın birkaç gün önceki resim ,ırkıda kafkas F1 'i bugünde kasımın 15'i bu ırkın ilk bakıldığında durumu iyi söylenebilir hem çalışıyor hemde yavru devam etmekte her arıcı bunu ister.

  Oysaki benim açımdan bu durum hiçte istenilen bir durum değildir.Arılarımız yumuşak iklim şartlarına aldanarak hep aktif durumdalar oysaki bu mevsimde arıların yavruyu sonlamış ve kısmen küme olmuş olmaları gerekmezmiydi?

Bu günlerde çay çiçekleri arılara hizmet etmekteler ve iyide polen ve nektar sunmaktalar,buda arıcı için bulunmaz bir ortam gibi değilmi::)

 Şimdi gelelim benim tespitlerime bizim buralardaki iklim değişikliği normalin 4-5 derece üzerinde seyreden havalar arıları maalesef olumsuz yönde etkilemektedir.Arıcılık hayatımın(yaklaşık 28 yıldır) hiç olmadığı kadar arı mevcuduna düşmüş durumdayız , 45 koloniden oluşan arılığımdaki arı mevcutları 3ile 6 çıta arasında benim diğer yıllara bakıldığında bu mevsimde en düşük kolonim 5 çıtanın üzerinde olurdu durum böyle ve ben bütün karadenizin üç aşağa beş yukarı durumu bu olduğunu tahmin etmekteyim,ben yinede elimden gelen her türlü önlemi almaya çalışıyorum ve diyorumki tecrubelerime dayanarak bu kış rekor arı kaybı olma ihtimali anlaşılmaktadır ilgili herkese bu saptamamı saygılarımla duyuruyorum,inşallah ben yanılırım.

11 Kasım 2008 Salı

ARILARDA PERİYODİK KONTRÖLLER

Çok değrli arıcı dostlarım bu haberi yayınlamamda bir sorunla karşılaştım,uzun uğraşlar sonucu arızayı giderdik tam olmasada şimdilik idare eder. Bugün havayı iyi gorünce arabaya atladığım gibi köyün yolunu tuttum.Hava güzel olunca bağlasalar duramamki misali arıların yanına vardım.Tabii ilk önce 25 gün önce çıkan yeni analar var bende 5 adet acaba döllendilermi diye baktım ben henüz hiç birinin yumurta atttığını göremedim ama şu ananın durumu gebe olduğunu göstermekte,heralde 3 gün sonra bir kontrol daha yapmamız gerekecek.
Buda diğer hanım kızımız bu sanırım tamamdır,henüz yumurta göremedim ama yaptığı araştırmalar yumurta atacağını göstermekte.
Bu ana için yorum yapmıyacağım,yorumu kendisindedir.
eylül analarımız invert şurup takviyesiyle çok güzel konumdalar,yavru durumlarında kesilme yok,bu arılar kafkas F1 i analardır şuruplama yaptınızmı sonuç bu işte. Birde önemli bir konuya değinmek istiyorum bizim şimdiye kadar arılara yaptığımız şuruplar arıları bir taraftan çoğaltacağına öbür taraftanda parçalama işlemi nedeniyle arıların ömrünü kısaltmaktaydı ,ben bunu söyleyebilirim,çünkü sadece şurup beslemesi yapan bir arıcıyım.İnternet arıcılığı sayesinde sayın Ali ŞEKERLİ nin sayesinde bizlere bilgi birikimini paylaşması sonucu invert şurupla tanıştık ve ben bu sonbahar beslemesinde bütün beslemem invert şurup şeklinde oldu ,rahatlıkla soyleyebilirimki arılarda yıpranmadan dolayı azalma olmadı aksine beslamadan dolayı besleme yaptığım aralarda güzel gelişmeler oldu ,sayin Ali ŞEKERLİ beye bir kez daha teşekkürlerimi iletiyorum.
Bu koloni beni çalışma şekliyle biraz endişelendirdi durmadan polen getiriyordu ,tabii hemen kontrol edelim dedik birde ne görelim anasını değişme lüksüne gitmiş , git bakalım önümüz nası olsa yaz . Bir tane yakışıklı ana memesi yapmış eski ana yok birkaç güne kalmaz çıkar gibi duruyor,inşallah bize bir sorun çıkartmaz bundan sonraki gelişimini sizinle paylaşacağım.
Tabii iyi bakıldığında varoa zede bir arıyı farketmişsinizdir,ben bu yıl gibi varoa bolluğunu hiç yaşamadım , halen daha mücadelemiz devam etmekte ama etkileri tamamen geçmediği görülmekte.
Tabii bana diyebilirsinizki salıh bu analar kiminle gelin güvey olacak işte damat adaylarımız bu mevsimde var işte oda şansımız olsun bari.
Siz ne kadar kapatsanızda , kapatmasanızda onlar gerekeni zaten en müntazam şekilde yapıyorlar giriş gözlerinin izolasyonunu bayağa yaptılar işte.
Evet bir başka koloninin kapama çalışmasını görmektesiniz.